Neyzen Tevfik

Hakikat-vehim

Bu âlemde hakikat kimseye ref’-i nikab etmezBu acz-âbâd-ı hilkatte, âdem vehme hitap etmez,Bilenler haddini râib u gümana intisap etmez,Cılız bir şemayı vehm ü tasavvur âftâb etmezBu aklı, mantığı mimar-ı gayb asla hisâb etmez.

Ne hakkın var şu aczinle karıştırmakta ummanı,Gururun saydırır belki sana rıkk-i beyabanı,Sığar zannetme fanus-ı hayale şems-i tâbânı.Sen ey mimar-ı takdirin beşer isminde hayvanı,Gönül, âfak-ı aşkında bu ekvânı serap etmez.

Takıp bin bir kanat vehm ü hayale cevv-i manada,Dolaştın haydi farz et âlem-i suğrada, kübrâda.Münakkaştır bu ferman-ı kaza serhadd-ı tuğrada,Telakkiden ibaret, dinle iman fasl u davada,0 yıldız ki doğar ufk-ı rızadan, igtirâb etmez.

0 divanhane-i hikmetteki mahfelde, mecliste,Bulundum ben de bahs-i istikamette, desaiste.Cehalet çalkanır hâlâ bütün kürsi-i tedriste,İlim bir noktadır varsa şu evrak-ı havadisteGuyübun sırrını kilk-i ezel derc-i kitab etmez.

Ser-i menşur-i hikmette atılmış “Sü ui du" imza,Sunar bu badeyi âşıklara kürsi-i Ev ednâ,Mesafe münselibdir, muttasıldır evvel ü uhrâ.İçersin suret-i zahirde bin cam-ı zunûn ammaEzel sakisinin sahbası misli neşveyâb etmez.

Bakırköy Tımarhanesi, 1944

Şiirde geçen sözlük kelimeleri