İnat
sabahın köründe çıkıyorsunuz evdenkaybedilmiş savaşın utancısabahın köründe
gölgeniz
kardeşten ötesiniz belediye otobüslerindeteriniz etiniz karışıyor birbirineevin delisi gibi kanıksadınızkadıköy karaköy vapurundaki sinan’ısırayla geçer uykulu gözlerinizdenişportacılar dilenciler martılar
ve en aptal uyumu dalganın
fakat
birdenbire bir mendirek gibi girer göğsünüzedenizde ölü bir balık olmak isteyen kadın
nanikçe bir şey var şu intihardaazbiraz mizah yanigeçer geçmez aklınızdanoracıkta
yüzünüzü donduran
inatla duruyorum işçıkışlarındaellerim gökyüzü kadar genişhem kör hem topal
siz böyle nereye
Haziran 1988(suda seken hayat,1993)