Yolculuk
Yolculuk, her zaman düşündüm onu;İçimde bu azgın davet ne demek?Oraya, nemdeyse güneşin sonu,Uçmak, kayıp gitmek, kaçıp dönmemek.
Altımdan kaydırdı bir el minderi;Herkes yatağında, ben ayaktayım.Bir gece, rüyada gördüğüm yeri,Gözlerim yumula, aramaktayım.
Beni çağırmakta yabancı dostlar;Bu dostlar ne güzel, dilsiz ve adsız.Eski evde, şimdi bir başka ev var:Avlusu karanlık, suları taçsız.
Her akşam, aynı yer, aynı saatte,Güneşten eşyama düşen bir çubuk;Yangın varmış gibi yukarı katta,Arkamdan gel diyor, sessiz ve çabuk!
Başım, artık onu taşımak ne zor!Başım, günden güne kayıtsız bana.Dalında bir yaprak gibi dönüyor,Acı rüzgarların çektiği yana...