Necdet Evliyagil

Neylersin

Birgün geldiğimiz yeretekrar yalnız başımıza dönecek,Ve arkamızdan, nereye gidiyorsun diyeAğlayanlarımız, bir başkasına gönül verecekOlduktan sonra neylersinBu hayatın toprağını,Suyunu, havasını !Lütfundan çok kahrına,Sevgisinden çok ızdırabına,Tebessümünden çok göz yaşınaBağlı kaldığımız,Bu ömür masalının yollarında,Bir çakıl taşı gibi sert,Kuru bir çınar yaprağı kadar zavallı !Bu ömür çölünün boşluğunda,Bir bulut parçası gibi dumanlı,Bir yıldız kadar parlak !Gene bu ömrün göz kamaştıranKoskocaman denizinde,Bir volkan kadar mağrur,Bir balık gibi yalnız kaldıktan,Ezilmeye, silinmeye mahkum olduktanSonra, neylersin bu hayatınMavisini, yeşilini !Yağmurun arkasındanTepelerin üzerinde belirenVe gözlerimizi uzaktan kamaştıranEbem kuşağındaki iç açıcı sadetini.Anadolu hisarınınSeyrine doyamadığımızılık, sisli sabahlarınınAvuçlarımıza ıslaklığını bıraktığısihirli bahçaleriniNeylersin, nasıl terkedersinVaniköyde kendimiziGöğü ile denizi arasındakiAydınlığında unuttuğumuz mehtabını,Boğaziçini bir kurşun kase haline getirenVe denizin büyülü sathında parıltılar yapangüneşin ilk ışığını,Pembeden eflatuna,Eflatundan, kırmızıya kaçan,Gökyüzünü baştan başa tutuşturan,Güneşin son aydınlığındaki ölgünlüğü,Ve nihayet demli çayı ile MirgünüNeylersin, nasıl terkedersin ?Bakmaz gözünün yaşına,Sormaz bu güzel diyardaSeni hayata bağlayanhatıralar varmı yokmu diye,Bir defa eşiğinegelmeye görsün ölüm !Ayrılığın teessüründen çözülmüşüm.O zaman neylersin, nasıl terkedersin diyeKapılmaya vakit bulmadan bir teselliyeBaşlar yolculuk sükun diyarındaki selviliklere