Necdet Evliyagil

Çocukların Görkemli Düşü

Gök gürledi,Bulutlar;Damla - damlaEridi - tükendi,Ve bir andaGök boşluğuncaÖzgürlükten arınıpDenizle - toprağaTutsak düştü,Gök’le – yerDoyasıya öpüştü;Yağmurdan sonra beliren,Esrik bir rüzgârGibi esenYedi renkli gökkuşağı,GökyüzündenYeryüzüne düğümlendi..Öylesine buğulu - coşkuluBir düğümlenmeydi ki bu,Gecelerce görünmedi,GündüzlerceBulut - bulutYaprak - yaprak,Dal - dalÇiçek - çiçek,Derinden - derineÜrperdi,Bir asma köprü gibiGök’le - yer arasında,MartılarınBeyaz kanatlarının ardında,Gözlere sığmayan,Yürekleri okşayan,Çizgi - çizgiPırıl - pırılParmak kalınlığındaYayını gerdi,Mavilikler,Dalga - dalgaBu büyülüKemerin altındaEriyiverdi..Gökkuşağının içinden,El - eleGönül - gönüleGüle oynayaGeçen çocuklar,Sonsuza dekMutlu oldular,Kıvançla doldular;Bulutlara - rüzgârlaraYaklaştıkça - kucaklaştıkçaEle avuca sığmayanSanki birer yıldızdılar,Şarkılar söyleyerek,Birbirlerini kutladılar,Bakışlarını gülücükleriniTümleyerek,Birbirlerinin saçlarınıOkşayarak - severek,Kuşlar gibi cıvıldaşarakMutlu yarınlaraMinik yüreklerini adayarakAlabildiğine koştular,Işık - ışıkGizle doldularDerinliğine kayboldular.Uzun sürenBir yolculuktan sonraRenkli kemere ulaşmışlardı,Niçin kızlar erkekErkekler kız olmamıştı?Bir eski öyküCanlanmamıştı?Oysa gökkuşağınıGerilerde bırakmışlardı,En sevdikleri renkleriTutup ararlarında paylaşmışlardı,Bir düş müydü gördükleriUyandıramadıkları,RüzgârlarınUğultulu sesiniAnımsayamadıkları;İki adım öteyeSıçrayamadıkları,Minik elleriyleTutamadıkları neydi?NerdeydiDoruklardan taşanEngin yaşantılarındakiO görkemli bahçeler?Karanfiller, kırmızı güllerVe tüm renkli çiçeklerGökkuşağına mı yansımışlardı?Kokularından arınıpDalga - dalgaYerden göğe mi uzanmışlardı?RenklerGölgeler boyuTırmandılar,Mavi - maviKoyu - koyuBulutları - yıldırımlarıKovalayarak,Avuç - avuçRüzgârlara tutunarakYıldızları okşayarak,“Ay – dede” ‘ye ulaştılar,Altın sarısı renkliSivri kuyruğuna,DenizlerinMaviliklerinden kopardıklarıTüm dalgaların,Köpük - köpükBeyaz, bembeyazYankılarını bıraktılar..Daldan - dalaSıçrayan serçeleriKıskandırırcasına,Ayça’ya doğruKoştular,Kanatlandılar, uçtularBirer - birerÜzerine kondular;Sevinçleri doyumsuzdu,Yürekleri korkusuzdu,Yiğit birer er gibiDağları - tepeleriÖlü denizleriAştılar,Dev evrenlerindekiSarı altın topu oluşturanAy - dede’ninPırıltılı yumağına,Adım - adımUlaştılar..Ilık bir esinti,Üç - beş damla yağmurÇocukların,Minik burunlarınıOkşadı - ıslattı;Gökkuşağı,Işıklı gözlerindeBüyüyerek - küçülerek,GökboşluğundaGörkemli yayını yitirdi,Taze anılarınınRenkli sessizlikleriyleTümleşerekVe gülücükleriyleÖpüşerekBoyutlu düşlere dönüştü..GözleriniBoncuk - boncukAçtıklarında,Pembe - pembeÇevrelerine baktıklarındaGökkuşağının,Bir salıncak gibi döndüğünüVe ellerinden tutarak,Buluttan - bulutaAtlatarak - koşturarakYuvalarınaDoğru sürüklediğini,Güle - oynayaOdalarına - yataklarınaGötürdüğünü,Duvarların - eşyalarınOyuncaklarınGülümsediğini - seviçlendiğiniGördüler,Yarım kalanBir yolculuğaDoyamamanınBurukluğuyla irkildiler,Yürekten üzünçlendiler..O güzelim renkli düşleriniBir kez yakalamak,Peşinden koşmak içinGözleriniYeniden yumduklarında,İnci gibiİki - üç damlanınYanaklarından kayarak,YastıklarındaGökkuşağı örneğiÇember - çemberDağıldığını,Islanmış o ipekSaçlarına karıştığınıAnımsadılar,Düşle - gerçek arasındakiO cambaz teliniAndıran çizgiye tutunamadılar,Mutlu olamadılar;Kısa süren bu gezininTadına varamadılar…Birden - derinden,Cennet’inAyaklarının altındaUzandığını bilmedikleri,Tanrı’nın eşiAnnelerininIlık soluğuylaDoldular,BirandaOnunYürekten çağıranSesiyle uyandılar;YitirdikleriRenkli düşleri nedeniyleYaşamları süresinceİçtenlikle gülümseyemediler,Büyümek - serpilmekİstemediler,Özlem dolu düşlerineYenik düştüler,Üşüdüler.

I.

Ülkemizde,Türkiyemizde,Yüz bin kişidenKırk bini çocukmuş,Cumhuriyet’imizinOnuncu Yılı’nda,1933’ünEkim yirmi dokuz’unda;Büyük Atatürk’ünMutlu buyruğunun altında:“On yılda on beş milyon gençYarattık her yaştan”, diye diyeGırtlaklarını yırtarcasınaÇocuk yaşlarındaKıvançla coşanlar,Onuncu Yıl Marşı’nı söylerken,O’nun ulusuBirbirine dayalı,Bağlı - saygılıKenetlenmişBir yumruk gibiydi..Aradan geçtiTam kırk altı yıl,“Her yaştan” değil,Salt çocuklardan oluşanVe de sevi’ye susayanOn altı milyonlukBir yavru ordu’yaKavuştuk..

Yoksulluğa,Okulsuzluğa,Yalnızlığa bırakılmış,Yaşantı’danBugünden değilDünden usandırılmış,Oyuncak görünümlüOyuncaksız,Giysisiz, bakımsız,Barınaksız - şarkısızÇocuklardanOluşan ordu’nunTutabiliyor musunO güzelim,O cılızO minik ellerinden? .

Çekebiliyor musunVarlıklarını tümdenBağrına derinden? .

Güvence verebiliyor musunYarınlarına,En güzelinden? .

Sararmış yanaklarınaBir mutluluk öpücüğüBırakabiliyor musun? .

YalnızlıklarınaOrtak olabiliyor musun? .

Karanlıklarını görebiliyor,Aydınlığa değilBir avuçIşık demetine dönüştürebiliyor musun? .

II.Dört milyarı aşarıDünya nüfusu’nun,Bir buçuk milyarıÇocuklardan oluşuyormuş;Bunun bir milyar’dan çoğuGelişmemiş-serpilmemiş,Az gelişmiş-yeşermemişÜlkelerin çocukları,Asya’lısı-Afrika’lısı,Denizlerin ortasındaKöhne tekneleriVatan bilmiş,Açlıkla savaş vermiş,Kıvır-kıvır saçlıVietnam’lısı-Madagaskar’lısı,Kamboçya’lısıGüney Amerika’lısı..OysaSüt’ün tadını değil,Rengini bile bilmeyen,Üzünçlü annelerininÇekilmiş memelerinden,Bir kez olsunKana-kanaSüt yudumlayan,Doyamayan,SarılacakSıcak bir bağır,Başını dayıyacakSağlam bir omuzBulamayan;Gülemeyen-ağlamayanMilyarı aşan çocuklarla,O iç açıcıSiyah, yeşil, mavi gözlüRenkli bulutlarlaDolabiliyor,Yumuşak saçlarındanTutabiliyor,Okşayabiliyor musun?

III.

Çocuklarla dolmadıktan,Onlara yaklaşmadıktan,Koklamadıktan-kucaklamadıktan;Sorunlarınaİçtenlikle bakmadıktan,O küçük,O ürkek,O buruk bakışlarını,Acı gözyaşlarınıGözlerinden bulmadıktan,İçine akıtmadıktan sonraKimin yılınıRenklendirmek, çiçeklendirmekVe taçlandırmak;BüyüklerinKendilerini avutmaları uğruna,Hangi mutsuz miniklerin“Çocuk Yılı”na katılmak;Sevinmeyi unutan değil,Adını bileBilmeyen-duymayanÇocuklaraNeyin bayramını kutlamak,Onları onurlandırmak? .Bırakmak, bırakmak tümdenYaldızlı-pırıltılıSözcükleri,Yapmacık gülücükleri;“Yarının büyükleri”neSelam göndermek,Birer-birer övmekVe övünmek yerine,Onlar adınaBizlerin kutladığı,Törenler yaptığıBu mutsuz günlerinde,Üzünçlenmek-dövülmek;Çocuklardan utanmakVe bağışlanmalarınıDilemek gerek..

IV.

Yoksulluklarının-umarsızlıklarınınÜzerine gidebiliyor;Engebeli dar yollarında,Çıkmaz sokaklarındaEllerinden tutabiliyor,Yarım kalmışRenksiz düşleriniRenklendirebiliyor,Sevince dönüştürebiliyor,Yaşantıyı ve insanlarıSevdirebiliyor muyuz?İşte o günÇocuklarınGünüdür-yılıdırEn güzel bayramıdır..Ellerini çırpmasını,Kollarını açmasını,Şarkılarını tümlemeninMutluluğunu tattıkları an,Onların ışıklı,Onların kıvançlı,Onların görkemli,Onların sevinçliÇığlıklarıyleİçimiz dolacaktır..Minik serçeler,Yeşil dallardaŞakıyarakBu çığlığa koşan,Onu kanatlarıyla okşayanİlk dostları olacak,Renkli kelebekler,Minik böceklerBu çığlığı paylaşarak,Kimseye bırakmayacak,O güzelim çocuklar,Yaşamları boyuYalnız kalmayacaklar,Tek başlarına ağlamayacaklar.

“TÜRK ÇOCUKLARI”

“Türk çocukları Türk çocuklarıGözler ileri başlar yukarıYarınki hayat yurt ufuklarıHerşey sizindir Türk çocuklarÇocuklar aziz vatan malıdırUlu ağacın birer dalıdırYardım görmeli bakılmalıdırÖzü ateşli Türk çocukları”.

BundanKırk yıl önce,Çocuklar okullarınaGiderken – gelirken,Soluk alıp – verirkenBu şarkıyı söyledi:“Gözler ileriBaşlar yukarı”, derken,Kıvançla irkilirlerdi..“ÇocuklarAziz vatan malıdır”,Yarının en büyükVarlığıdır;Yeter ki “gözler ileri”“Başlar yukarda” olmalıdır;“Yardım görmeli bakılmalıdır”..

Yıllar sonra,Bu güzelimGörüşleri – sözleriVe yalın dilekleriYerine getirebildik mi?Bu düşsel öyküleriGerçekleştirebildik mi?En güvenilir kaynağımızaYani çocuklarımızaSahip çıkabildik mi?Onlara,“Ulu ağacın birer dalı”Gibi ellerimizi uzatabildik,Hor görmeyipİçtenlikle sarılabildik,İçtiğimiz andaBağlı kalabildik mi?Bakımsızlıktan,Kırılıp dökülen;Sağlıklı yaşamanınVe de sağlığınNe olduğunu bilmeyen,Yüzü bir kez bile gülmeyen,Eğitime susuzluk,SevecenliğeÖzlem çekenMilyonlarca çocuğumuzla mıDünya Çocuk Yılı’naKatılacağız;Şenlikleri onurlandıracağız?

“Çocuk Islah Evleri”ndekiBinlerce çocuğumuzunGözyaşlarını dindirmeden mi,Yuvadan yoksun,Dokuz milyon çocuğumuzunSorunlarının üzerine gitmeden miUNICEF’in (*) çağrısınıDeğerlendireceğiz kıvançla?Büyüklerin,Parlak söylevlerleBirbirlerini kutladıklarıTörenlerle mi,Her tür yardımdan,Çocuk denli yaşamdanYoksun çocuklarımızıÖdüllendireceğiz? .

Büyüklerin,Salt çocukları değilBirbirini unuttuğu;Gençlerin acımasızcaBirbirini vurduğuÜlkemde,Kim onlara korkusuz,Yarınından kuşkusuzAydınlığınDemetini sunacakPırıl – pırıl?Kim karanlıklarınıKökünden yıkacak?Kim onlarınBuruk bakışlarını okşayacak,Acı gözyaşlarını durduracak? .Kim sofrasında aşYalnızlığında arkadaş,Kavuşamadığı okulundaSıra,defter, kalem, olacak?Doğum yaparkenHer yılElli bin ana’nın öldüğüÜlkemde, Türkiye’mdeAnasız – bağırsız kalanÇocukların-yavrularınEllerinden kim tutacak,Üzünçlerini unutturacak?OnlarıMutlu yarınlaraKim ulaştıracak?

Her saniyeDört bebeğinDoğduğu dünyamızda,Çocuklar,İster beyaz,İster sarı,İster siyahIrktan olsunlar,Yeter ki yaşamları boyuMutluluklarla dolsunlar.

(*) UNICEF: Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Örgütü

Temalar

Şiirde geçen sözlük kelimeleri