Bulutlarla Yaşamak III
(Ölümün Düşündürdüğü)
Işıklı yüklü,Mavi yüklü,Gri yüklü,Yağmur yüklü,Parça-parçaBeyazlarla örtülü;Dantel gibi kenarlarıParıltılı-parıltılı,Işıl-ışılÇerçevelerle örülüBulutlara doğru koşmak,Onlara yaklaşmak,Altlarında doyasıya dolaşmakVe sağanak-sağanak ıslanmak;Gökkuşağını kucaklamak,Mutluluktan uçmak,Kanat-kanatGeçmiş yılları yakalamak isteği,Renkli bir düş değil de nedir? ..Dağların-tepelerin,Zirvelerinden-eteklerindenSalkım-saçak sarkan,Ilık rügârlarla soluyan,Sihirli bir sis perdesine uzanan,Küçük gri bulut parçalarıCennete açılan kapılarda mıdır;Buradan iyilik meleklerine,El mi sallamaktadır? ..
Çocukluğumuzun parlak bulutlarıBir başka mıydı, neydi?Yalnız maviliklerle miDolup-taşıyordu,Neden yüreğimizi okşuyordu? ..
Şimdi gel de bir yerde,Sevdiklerinle elele ver de,Ara da bul o eski bulutları;Yitirilmiş tüm umutları.Ve de Saklambaç oynayanSisli bulanık anıları.
Delikanlılığınızda,En güzel çağınızda,Pembe bulutlarlaYaşantınızı sürdürürdünüz;Sabahlardan akşamlara dekGüneşin ilk ve son ışıklarında ürpererek,Bulutların üzerinde yürürdünüz,Bir kuş kadar hürdünüz…
Şimdi o mutluBulutların altındasınız,Onlarla kucaklaşmaktasınız;Koyu, gri, sisli bulutlar,Bütün yağmurlarını bıraktılar,Olgunluk çağınızda yakaladılar sizi,Tepeden-tırnağa ıslattılarO doyumsuz renkli düşlerinizi;Böylesine büyülü bir tablodaYaşayamazsınız bir daha,Tutamazsınız aşkla bütünleşenGünlerinizi-gecelerinizi…
Yağmur yüklü karanlık bulutlar,Üzüntülerinizde buluştular;Servi ağaçlarıylaDostluklar kurdular;Geçmiş güzel yaşantınızıBile sormadılar, anımsamadılar.Yağdılar… Boşaldılar…Toprağın altındaDünyamızdan göçenlerleSarmaş-dolaş oldular;Susuzluklarından arındılar.Çimen-çimen,Bahçe-bahçe,Servi ağaçlarıylaVererek eleleGökyüzüne uzandılar,Bulutlara doldular;Yağmur olup yağdılar;Yalnızlıktan bunalanToprakla kucaklaşan,Ve beyazlığınca üşüyenSoğuk bir mermer taşı ıslattılar.Onu da ağlattılar…
Yeniden yükselirkenGökyüzüne doğru,Duman-dumanBulut-bulut,Gök gürültüsününŞimşekleri arasındaKayboldular.