Mustafa İslamoğlu

Sana Onları Adayacağım

ekmeğime katık, aşımın ateşiacılarımla başbaşa kalmak istiyorumyalnız onlar anlıyorlar benive yalnız onları dinliyorum

hayatıma girdin mademandacım ol hatıramı yaşatne beni anladığını söyleyenne de yüreğimin gedikli konuğu alsınsen al acısenin olayımbeni sen kuşat

kirli kentte, otogar camiinin avlusundakırıldı umudumu dizdiğim tesbihimben yavrularını yiyen bir kedi gibiazıtmayı kuruyordum söyleyemedimbir gül ki ellerinle büyütmüştündostların öğütlemişti koklamadan ezmeyiyarım kalmış o cümleyi söyleyemedimyaşamak dediğin bir lüks oldu benim içinbundan böyle duyduğun her korna sesindebiliyorum, gözlerin çiçeklenecek

aşk ağlatır derlerdisöyletmedi, bu dert söyletmedi beniuçan kuştan sakındığın bir yaralı goncanıncanına kasteden sen olmasaydın

hatıra defterinin arasından düşenbir kuru yaprak verdi seni eleyaşadığımı sanıyordum yaanılarının arasına çoktan girmişim bile

madem ki ayrılığa hüküm giymiş bu yürekartık ölmek için yaşamak gerekhayatımın gözelerindendamıttığım bu şiiri bin kez ölereksana adamamı bekleme bendengün gelir tütmez olursa ocağımacılar var bende duvağı açılmamışbeklesana onları adayacağım

Temalar