Mihail Yuryeviç Lermontov

Düşünce

Kaygıyla bakıyorum bizim kuşağa!Geleceği ya boş ya karanlık görünüyor.Böyleyken, bilincin ve kuşkunun yükü altındaEylemsizlik içinde kocuyor.

Zenginiz biz, ta beşikten beriBabalarımızın yanlışlıkları ve akılsızlıklarıyla!Yaşam üzüyor bizi; dümdüz amaçsız bir yol gibi,Bir şölen gibi yabancı bir bayramda.

Utanç verici bir umursamazlığımız var iyiye ve kötüye,Solup gidiyoruz kavgaya girmeden daha;Yüz kızartıcı korkaklarız tehlikeyi görünceVe iğrenç tutsaklarız iktidar karşısında.

Cılız bir yemiş gibiyiz, erkenden olgunlaşan,Okşamayan gözleri ve beğenileri,O öksüz yabancı gibi, çiçekler arasında asılı duran,Ve düşüp giden, onların açma mevsimi.

Kuruttuk aklımızı yararsız bilimlerle,En içten umutlarımızı ve o soylu sesiGizledik kıskançlıkla en yakınlarımızdan bileİçimizde alaya alınmış tutkuların güvensizliği.

Henüz varıyorken tadına mutluluğun,Genç güçlerimizi koruyamadık;Duygunluk korkusuyla her sevinçli duygununÖzünü sonsuzca çıkardık.

Şiirsel imgeler, sanat yapıtlarıTatlı bir çoşku vermiyor bize;Göğsümüzdeki yarasız gömüyü ve son duygu kırıntısınıKoruyoruz açgözlülükle.

Sevgimiz de raslantısal iğrentimiz de,Kurban vermiyoruz ne kine ne aşka,Kanımızın kaynadığı an bileGizemli bir soğukluk egemen onda.

Sevmiyoruz atalarımızın görkemli eğlencilerini,Uçarılıklarını, ölçülü ve çocukça;Alaylı bir bakışla süzüp gerileriKoşuyoruz, mutsuz ve silik tabuta.

Sevimsiz ve unutulmaya yazgılı bir kalabalık halindeGeçeceğiz gürültüsüz ve izsiz, dünyadan.Çağlara ne bir verimli düşünce, ne deDeha ürünü bir yapıt bırakmadan.

Çocuklarımız horgörüyle anacaklar bizi,Aşağsayarak anacaklar, bir yargıç ve yurttaş sertliğiyle.Aldatılmış bir çocuğun acı alayı gibiSavruk ve batkın babası üstüne!

(1838)

Temalar

Şiirde geçen sözlük kelimeleri