Ebu Yasir'den
Bir zamanlar ezanla uyanırmış ahali,Ne rutubetten şikayetNe ağız dolusu küfürNe başucunda nöbetiÇıngıraklı saatlerin…
Bir zamanlar ezanla uyanılırmışGüneş doğmazmış üstüneUykuda insanoğlununŞehrin serin sokaklarıBirbiriyle selamlaşanGüleryüzlü kardeşleriMuhabbetle karşılarmış.
Bir zamanlar ezanla uyanılırmışBesmeleyle başlanırmış gündüzeKepenkler besmeleyle açılır
Besmeleyle kesilirmiş kumaşlarKardeşine gönderirmiş müşterisiniGünün ilk işini yapan esnaflar.
Bir zamanlar ezanla uyanılırmışBir anda çarşı PazarBirbirine dua edenİnsanlarla dolarmışVe kadınlar ilk ağızdaKomşusunun derdi için ağlarmış.
Bir zamanlar ezanla uyanılırmışÇiftçi işçi esnaf memurBir tarağın dişleri gibi eşitAynı duvarın taşları gibi kenetlenirmişNe yerli ne yabancıKimsenin gurbetlik çekmediğiŞehirler varmış.
Bir zamanlar ezanla uyanılırmışEvlerden camilere dolarmış mahalleliİçlerinden en münasipEn akıllı en bilgiliEn muttaki olanı geçermiş öneBirlikte yönelirlermiş evrenin sahibineBirlikte çözülürmüş cümle sorunlarHem de camiin içinde.
Bir zamanlar ezanla uyanılırmışBayram namazından sonraKucaklaşır helalleşir gülüşürKurbanlar keserlermiş Allah yolunaYürekler ikram etme yarışındaBöylece bir anda çarparmış…Bir zamanlar ezanla uyanılanŞehirler varmış…