Çişenti
Yağmur ne çiseliyor, etme eyleme, tepemizde tipi tentesiYoksa sulusepken miydi, buz tuttu ortalık ve işte haphaziran-Cana yetti miydi kuşlar şakırcasına her şeyi kırar insan-Çer-çöpte bir yaz sesi var, bibakıma kış-kıyamet seslenişleriİkindiydi diyelim, hiç işitilmedik ezanlarıyla bir yatsıAh bundandı can masallar, kırpıldı o güzellemelerBir ot dikesi geliyor kişinin, gül sulama yasaklarına inatBir dikeni yolası geliyor, belki ceviz iriliğinde dolu inecekYağmur çiseliyor, kar mı ne yağacak şu dümdüz haziranaAt kişniyor yularsız, hani nalı yelesi, hani gözbebeklerindeki yazAma yağmur boyna çiseliyor, işte yalan dediğim buZından menekşelerde benettim-senetme’likKömürleşmiş sevilerde küle sığınık bir sapsarı közZakkumlarda o cayışıklığın sereserpe acı kokusuBir al kısrak kişniyor taysız ve niye
Cimcime ağlak oğlan özadını yadsıdı mıydıEh, yağmurcağız çiselemez de n’eylerBirileri çıkıp türküleştirirler ille de bunuBaşkaları da sökün edip, a yavuklum mavi diye tutturur.Ve de –hoşgörün- hep o çisil çisil yağmur
Ve temmuz geldi gelecek diye bir söylenti varVe temmuz apansız geliverecek bumbuz
Hele bir gözatın yalnızlığınızaGece yağıyor güpegündüz.