Metin Altıok

Rüzgarın Yırtık Yeri

Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağı,Sen kimin yetimisin,Kimi bekliyorsun durduğun yerde?Sağır bir günün sonunda dilsiz bir geceSarıp sarmalıyor seni,Gökyüzü gıcırtıyla kapanıyor üstüne.Bak ömrün yarılandı,Karanlığı kullanmayı öğrenmelisin.Yazısı akmış ıslak bir sayfa elinde,Yara bere içinde morarıyor şiirlerin.

Artık tutunacak kimsen kalmadı,Nasıl biliyorsan öyle düğümle zamanı.Bütün ölümleri gör,Birini evlat edin kendine.Oysa sen, boş bir kabın taş darası.Yine de denkleştirip gidiyorsun hayatı.Tuzağa yem, hançere bağ oluyorsun.Zehire katıyorlar seni, şair ne duruyorsunGemilere bin, trenlere atla.Kimsenin umursamadığı, hiçbir işe yaramayanKaldır şu gereksiz tanıklığı ortadan.

Ne kadar tıkasan kulaklarını,Duymamaya çalışsanGöğsünde bir titreşimdir konuşmaları.Görmesen seslerden anlıyorsun.Kazdıkları çukuru, ördükleri duvarı.Çakılısın buzdan çivilerleBoynu bükük bir haçın üstünde.Yerde buluyorsun kendini her sabah,Yeniden gerilmek üzere,Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağıDaha ne bekliyorsun durduğun yerde?

Katmerli yalanı gördün, yalınkat gerçeği,Bilicinin ürpererek söylediğiSevgi gereksinimlerini gördün kimilerinin,Tırnaklarını denemek içinYılanın deri değiştirmesini,Gülüşün kurdunu, sineğini gözün;Yüreğinde bir ağaç gürültüyle devrilirken,Aksayarak yürüyen umudun arkasındanGülün kanayan hüznünü gördün.

İşte tanıksın ölümün pazarlık ettiğineToptan ve perakende,Pantolon ütüsünün keskinliğine,Bozulup bütünlenmesine paranın,Mevsimsiz bir çocuğun kekre yüzüne,Yabancı işçiliğine martınınDeniz olmayan bir uzak ülkede,Daha binlerce, binlerce şeye.Yaz bunları ve imzala sana yetecekse.

Bana delik deşik bir yüreklePası küflü, çürümeyi söyle.Yangın yerlerinin katran gözyaşlarını,Bana göçüğün kırık kemiklerini,Sancısını suyun, rüzgarın yırtık yeriniVe bunlardan payına düşeni söyle.Ne kadarı kaldı babandan,Sen ne ekledin üstüne,Acının sana getirdiği ürem ne?Şair bana mutluluktan söz etme,Beyaz baston kullanan bir dille.

İşte tanıksın daha nelere?Testi gömüyorlar göğsüne eskisin diye,Keçe gibi kimi zaman, parlatmak içinBakır kaplara sürüyorlar seniŞair hiçbir tansık bekleme,Dolaş yıkıntılar, çöplükler içinde,Sen ey gülünç ve deli mesih;Ölmeyi bilmediğine göre,Saçlarında şimşek parçaları, dilinde kırağıPelteleşmiş yapışkan haçınıIslık çalarak sokaklarda sürükle.

Şiirde geçen sözlük kelimeleri