Melih Cevdet Anday

Çeşitlemeler

Karacaoğlan' ın Bir şiiri ÜzerineIAtımla yola çıkıyoruz seherdeSabah büyük bir kuş uyanıyor,Ağırlaşmış ay gibi susuyorum,Yaşı bilinmeyen yağmur önümde,Bin yıl ötedeki ufak çiçekler.Dün gece, dün gece gördüm düşümdeKömür gözlümden ayrı düşmüştümSevdamın avucunu bastırıyorum gcceyeYağıyor dağlara kar benim içinGüz ağaçları ile karıştırıyorum sisleriBeni yola bırakan ırmağa dönüp bakıyorumUzaklıkların sınanmış bıçağıBir şey demek gelmiyor içimdenKanımın buğdayını savuruyorum.Atımla, atımla yola çıktım seherdeLale sümbüller içinde hüma kuşları ötüyor,Avcılar yolu tutmuşlar dağlara erken erken,Dar sokaklardan geçiyorlar,Sağlarına sollarına gümüşlü hamayıl asmıslarAl atlarının,Mücevherli tüfekler asmışlar omuzlarına,Yeterince şarapları var günbatımı içinİnsan gibi bakan kartalları gördüklerinde.IIKısmetse bu akşam Eğrikol' da yatarız,Yürümeyen geleceği üzüntümün,Uzaklara kar gibi yağıyor bilmediğim yıllarSaklanmış sabahın akpak anısı.bir kuyu görmüştüm orda, ağzı kapalı,Geçmişin fazlalığını sınadı yureğim,Güzeller suyundan içip kanarmış.Dizimde derman kalmamıştı, çöktüm oturdum,Ağzı kapalı kuyuya baktım, akşamın başkentiKonuşmaya başlamamış bir buzağı gibi,Yazmalar gibi alaca bulaca baktım,Bir söğüt, bir söğüt de baktı benimle,Kuşların arasında dal konuşuyordu.Kırılmamış taş gibiydi güniKaranlık toprağı karıştırıyordu,Gizlilik soyluluk veren yaşama.Hiç güzel sevmedik mi yalan dünyada.Gelinin ibrişimdi saçı, sustum kaldım,Yatmadı benimle unutmam, ay toprağa değiyordu,Üstüne dört libas giymiştiBir kara, bir yeşil, bir al, bir beyaz,Göğsünde dört nişan gördümBir elma, bir ayva, bir nar, bir kiraz,Cerenlerin yolundan koştu gitti.IIIIraktır derler Kefendiz'in yolunu,Yaşlanmış bir yağmur gibi kararıyorum,Kısmetse bu gece Kefendiz' de yatarızAkşam, uyardığım yolların kutsallığı,Doğunun sütündeki haşhaş, amansız ot.Al benekli keten giyer kızları,Kar gibi paylaşırlar çiçeklerin sessizliğindeFiliz veren söğütlerin yanında türkü söylerler,Sevdamın şamdanı yanar gözlerinişn ucunda,Bakışımın iki avucunda yunar kederim.Al yeşil konakları var, al çuhalıYiğitler iner ufacık meşeli yollara,Uçar beyaz kazlar, gergin kumrular konarİnci mercandan dallara,Mevsimidir büyüyen taşın, arada bir ötenBadem ağacının, büyülerle uyutulmuş toprakta.Ah elin ve gökyüzünün çaresizliği...Çok çekti gönlüm, gönlüm, ayrılıktan küçük bir kuş,Uzakların kırağı düşmüş camı,Sevdaya düşen yorulmaz derler.Yedi türlü çiçek vardı başındaDökmüş ince bele tel karmakarış.Akşamdan soyunup girdim koynunaSeher yıldızını gördüm, ülkeri gördüm,Garipçe garipçe öten ibibik uyandırdı beniTekir' e gidecektim, ağır yağmurla yanyana,Suyu dalgalı köprüden geçip.IVGençliğimin karını serpiyorum ocağa,Atımla Kırım'ı aştıktan sonraBoynuna bırakırım dizgini düşsün,aksu'yun köprüsünü geçerim konuşkan bir arı ile,Yağmur yağarken hendeğe, soyluluk getiren tan,Şebboyların içinde saçını tarar havai sabah,Ulu kuşlar semah kurar yukarıda,Orman ve cırcırla büyümüş çılgınlık.Güneşin kara dikenleri bölüyor yorgunluğumu,Akarsuyun tüyleri birikmiş sesini incelten acıma,Kuş sürüleriyle türkü çağırıyor yaşamın egemen otu.Kısmetimiz varsa bu akşam Maraş' ta yatarız,Bir han gördüm üç yüz altmış kapılı,Kimini açtık, kimini ördük, çekik kaşlı yıldız,Altın kafeslerde öter bülbülleri düşümdeki zamandan,Tazıları gökboncukludur, seslenelim diye gök,Yeşil ördek yayılmıştır çemenin şaşkın seline.Bir buğday benizli, zülfü dolaşıkGitme kal dedi, oyaladı beni ateşböceği evinde,Perdelerin çiçeklerini topluyordu elma ağacı,Saçındaki gülü koparmıştı bahçe.Şarabı çam testilerden içtikti, dokunulmamış gün,Toros' tan göç ediyor gibi,Sonra batı rüzgarı girdi uykumuza,Güvercinler girdi, kuğu kuşları, turnalar,Uyuyup uykuya kanamaz oldum,Uyandım ağladım,Sarhoştum daha.VIIIÜç derdim var birbirinden seçilmezBir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm,Daracık daracık bir yerim de yok.Akşam geçiyor yaban arısını iterek,Yüreğimin toprak yığını kuşlarla hafifliyor,Acı, sıcak çorbasını arıyor tenceremde,Ağlayayım diye bir cam,Camın mendiline silinen yağmur,Bu ılık yaz yağmuru yeşertir yüreğiYapraktan önce kız memelerine değer.Yüzümüzü yıkadığımız akşamın esintisindeRüzgarın kederli arabası oyalar bizi,Pencerenin lambasını söndürmüştür batan güneş,Sel gibi kurumuştur gün, geceye yürüyen dal,Varırız atım, tokmağını çalarızAyışığında kuzulu kapının, sisle yanyana.Selvi yuvarlayıp durur yıldızları tıngır mıngır,Ayın kınalı elleri sevgilimin yüzüne değer.Konuşan kuşlar götürürüz ona saydam gagalı,Görülmedik yemekler, Fizan tarakları,İpek mahreme, çift yanlı fildişi ayna...Atım sende küheylanlık varsaGece yar koynunda yatarız atım.IXAyrılık acıMektubunu okuyamıyorumGün mü, gece mi belli değilGelmeyeceğini yazmış olmalı.XSevgilim beni bu bahçeye getirmiştiYağmurlar yağmış, rüzgarlar esmiştiŞarap içmiştik yanyanaKüpeler kulakta mum gibi yanarXIKuşlar seslerini bulmak içinBahçelere koşuyorlarO kadar yer gördüm kiİçim sızlıyor unuttukçaXIIPervaneyi öptü sevdiYanık bir türkü söyletti onaBense akşamın koca denizine doğruİndim, yüreğim yanık.

Temalar