Mehmet Akif İnan

Olağanüstüler

Gelip düşte onu muştuladılarEn ulu insana yüklüsün diye

Yıkılan burçların sönen ateşinKuruyan Save’nin haberci dili

Yıldızlar billurdan avize gibiBir ev nur merkezi geldiğin gece

Vakti yenileyen sen ey hoş geldinİbrahim duası İsa müjdesi

Başında bir gölge altın çocuğunOnu korumanın dipsiz imgesi

Alınıp oyundan nurdan neşterleAyıklar içini bir melek doktor

Sütanne evine dolan bereketSeven bir çehreye gülücüğündür

Anaya babaya yük olmamanınAnıtını diktin ey büyük yetim

Çorak vadiler doyar yağmuraElinden tutulup yalvarılınca

Bir emin çobanlık dağda ve çöldeDevlet yönetimi hazırlığındır

En büyük kadının seçtiği olmakEn büyük erliğin hediyesidir

Çöller bir hayattır mağara fikirRüyalar gerçeğin kesin haberi

İnsanlar çevrende bir renkli fanusYansıtır bitmeyen ışınlarını

En yırtıcı insan en adil olurEllerin boş dönmez dilediğinden

Köleler beylerle eşitlenmiştirBağlılık yiğitlik aşk yarışında

Dost olmayanlara salar korkuyuBaşında aslanlar ejderler bekçi

Bir çul parçasıyla kestin kavgayıOturttun yerine en kutsal taşı

Çağrıya uyarak yarar da yeriYürür gelir ağaç işaretinle

Senden güçlüsünü görmedi evrenYenersin ard arda dev pehlivanı

Yoluna dikenler döken ellerinGün gelir görülür hep kuruduğu

Çölleri yel gibi aşan süvariAtının ayağı gömülür kuma

Ardından düşmanca iz sürenlereÖrümcek ve kuşlar örer engeli

Çağlardan çağlara yürüyen sırrıFısıldadın mağra arkadaşına

Güneş geri gelir battığı yerdenVaktinde yönelsin dost Hakka diye

Felekler seninçin var oldu yineGeceler boyunca alnın yerdedir

Ay iki bölünür gelir önündeOnaylar sesiyle ululuğunu

Bir anda çıktığın sonsuz yolculukHayalin meleğin yandığı nokta

Çeşme parmağından içer suyunuÖlümsüz çağrının savaşçıları

Elin erişince kısır koyundanKâseler dolusu sütler süzülür

Ülkeler kapısı bir bir açılırKazmalar inince kaya üstüne

Gözlerin uyur da kalbin uyumazSevgili gönlünden çıkmıyor diye