Sana Geldim
sana geldim denize giden ırmak gibiyatağımı değiştirdim dağlarıma kıydımher şeyi boşladım senin uğrunadostlarımdan ayrıldım çocukluğumu unuttumömrümün her damlası tuzunu sonsuzluğundan aldıgüneşin dağıttı foltlorumukanımın düşlerimin çılgınlığımın ecesisana verdim belleğimi bir tutam saç gibiartık yalnız senin karlarında uyuyorumyatağımdan çıktım perilerimi kovdumboşverdim nicedir efsanelerimeefsaneler ki onlardaRimbaud vardı Cros ve Ducasse vardıgece yarısı ağlayan ValmoreNerval ve ipi vardıLervantov´u vuran kurşun benim yüreğimden geçerdiayaklarınla böldüğünellerinle saçtığın yüreğindenbir zorlu yel gibi ormana tutkunsabah süpürülüp evden atılanbütün bir gün görünmeden sabredipyeniden gelen tozumsarmaşığım sessiz soluksuz büyüyensana bağlı bir sarmaşık sökülüp atılıncaya dekbasa basa aşındırdığın taşımiskemleyim seni bekleyen eski yerindealnının boşluğa bakarken yandığı camımyalnız sana yönelmiş beş paralık bir romanımbir mektubum açılıp sonra okunması unutulmuştamamlamaya değmez yarım kalmış bir tümceyimürperişi çiğnenmiş odalarıngeçerken yaydığın güzel kokuyumve sen çıkıp gidince mutsuzum aynan kadar