Louis Aragon

Ayrı Düşmüş Sevgililer

Bir garda tıpkı sağır ve dilsizler gibiAcıklı bir dil konuşarak gürültünün koyulaştığı yerdeGarip hareketler yapıyor ayrı düşmüş sevgililerKışın ve silahların beyaz sessizliğindeVe gecelerin bakarasında oluşmaya geldiği vakit yenidenDüş onun ateş parmakları bulutlarda kesişirseNe yazık ki demir kuşların üzerine olurBu tarlakuşu değil Ey yabanıl Romeo’larVe bülbül de değil cehenneme dönen gökte

Ağaçlar insanlar duvarlarHava bej rengi bej ve bejAnılar gibi duygulandılarKarla kaplı bir dünyadaGeldiği an Fakat aşk daYine bulur arpejiniHüzün dolu bir mektup ölesiyeHüzün dolu bir mektup ölesiye

Kış birisinin yalnızlığına benzerKıştadır şarkı söyleyen kristallerDonmuş şarabın anlamsızlaştığı yerdeHüzünlü bir türkünün yavaşladığı yerdeVe beni saran müzikÇalar çalar çalar saatleriYelkovan döner ve gıcırdar zamanYelkovan döner gıcırdar zaman

Altın eşim kasımpatım benimMektubun niçin o kadar acıSeviyorsam seni niçin mektubunAçık denizde bir geminin batması gibiÖylesine çığlıklar atarAcı rüzgârların bastırdığı çığlıklarKendi uyaklarının titreyişiyleKendi suçlarının titreyişiyle

Sevgilim geriye kalan ne varSadece sözcükler bizim dudak boyamızSadece donmuş sözler bir ökseye takılanGün ki umutsuz şekilde doğarDüş görür sürünür ölür doğar yenidenGesvres şatosunun hendeklerindeBorunun benim için çaldığı yerdeBorunun senin için çaldığı yerde

Biricik hazinemizi yaratacağım bu sözcüklerdenAzizlerin önüne konan sevinç dolu buketlerVe onları uzatacağım tatlım bu sümbülleriBu yörekent leylaklarının yavşanların mavisiniVe kadife bademi dallarıyla satılanMayıs panayırlarında o beyaz çanlar gibiMügenin bizim toplamaya gitmeyeceğimiz taaTaa ah çiçekli sözcükler gevşer ordaÇiçekler döker çiçeklerini esintisiyle rüzgârınVe kapanır gözler cezayir menekşeleri gibiYine de şarkılar söyleyeceğim senin için yankı verinceye kadarSeni sonsuz sevecek olan yüreğimdeki kırmızı kanBu nakarat bir tralallam gibi gelebilir insanaBelki de bir gün söylediği sözcüklerBu yıpranmış bu basit yüreğin işareti olacakŞahane bir dünyanın bir tek sen bileceksinGüneş parıldıyorsa ve titriyorsa sevdaBunun nedeni sonbaharda bile inanmayarak ilkbaharaBen başkalarınınkine benzemeyen bir tralallam söylemiş olacağım

Türkçesi: Gertrude Durusoy-Ahmet Necdet