Görüş Günü Konuşması
Oğul ben senin görüş gününedağları devşirerek geldim-bizim oranın dağlarını-sevincimi ırmaklarda arıtarak-bizim oranın ırmaklarında-sabah yeliyle örerek saçlarımı-bizim oranın sabah yeliyle-o şimdi özlemiştir dedimsesimi bizim oranınçiçeklerine değdirerek geldim:Nasılsın?
İşte yıllardan sonra oğulyüz yüzeyiz yine seninlearamızda duruyorsa bu telörgüsen de benim alnıma bakmalısındağılana dek birer birer bulutlargörünene dek bizim oradansenin için taşıdığım gökyüzü.Bu telörgü durduramaz çünküne senin bakışını ne benimyeter ki gözlerimiz susmasın:Nasılsın...
Oğul ben senin görüş günündeninniler söylemeyi isterdim-avutmak için uykusuz gecelerini-türküler söylemeyi isterdim-düğününe sakladığım türküleri-nice ağıtlar düğümlendi boğazımda-birer harman yangınıydı her biri-söylemeyi isterdim yasak olmasabana kendi dilimizi kullanmak.Ama bu da durduramaz oğulne senin söyleyeceğini ne benimyeter ki bir tek sözcüğe sığsın:Nasılsın!
Bir tek sözcükle alırım ellerini elime-üşüdükçe ovalayıp ısıtmak için-bir tek sözcükle basarım bağrıma seni-en öksüz saatinde kuşluk vaktinin-bir tek sözcükle duyururum öğütümü-gördüğün zulum mayanı berkitsin-bir tek sözcükle ulaşır sana dileğim-gün devrilsin ama sen devrilmeyesin-boşuna bunca zulüm,bunca yasak ve engel,onları aramıza koyanlar utansın:Nasılsın?!