Muhammed'in (SAV) Şanı
Görün Taşpınarını,Şenaçık,Sanki Yıldız nazarı;Bulutlardan aşağıBeslemiş delikanlılığınıİyi ruhlarKayalıklar ortası çalılıkta.
Körpe gençOynuyor buluttan dışarıKaya taşların üzerine,Şahlanıyor yineGökyüzüne.
Doruklar patikalarındanRengarenk çakılları kovalıyor,Ve er lider tekmeleriyleKardeş pınarlarını koparıyorBeraberinde ileriye.
Aşağıda deredeAdım atmalarının altındaÇiçekler oluşuyor,Ve çayır yaşıyor nefesiyle.
Ancak onu ne Gölgederesi,Ne de bitkiler durduruyor,Dizlerine dolananlar,Aşk bakışlarıyla onu okşayanlar:Ovaya dalıyor koşuşuYılansarılımsı.
Irmaklar sırnaşıyorCana yakın. Aha varıyor oOvaya, gümüşe alışıklı,Ve ova onunla birlikte dikkat çekiyorVe ovanın akan nehirleriVe dağlardan inen çınarlarOna coşuyor ve ünlüyorlar: Kardeş!Kardeş, kardeşleri al git,Al da git ihtiyar babana,İlelebet okyanusa,Apaçık kollarıylaBizleri bekleyen.Ah! Nafile açılan,Özleyenlerini kucaklamaya;Çünkü yiyor bizi bu ıssız çöldeHasetli kum; Güneş yukardaKanımızdan emiyor; Bir tepeBizi gölcüğe köstekliyor! Kardeş,Kardeşleri ovadan al,Dağlardaki kardeşleri de alAl, al da git babana!
Hadi hepiniz gelin! -Ve işte büyüyor o şimdiDaha fevkalade, en yakın kuşakHükümdarı yukarıya kaldırıyor!Ve yuvarlanan utkuylaÜlkelere ad veriyor, şehirlerAyaklarının altında gerçekleşiyor.
Durdurulamadan çağlıyor devamlı,Kulelerin alev doruklarını,Mermer ocaklarını, kendisiyle dopdolu alemiGeride bırakıyor.
Sedir binaları yüklüyor satenKocaman omuzlarına; hızlaŞanlanıyor gövdesinin üstündenBin bir bayrak havalarda;Görkemliliğinin kanıtları.
Ve böylece sırtlıyor kardeşlerini,Definelerini, evlatlarınıBekleyen yaratanaSefa köpürerek yüreğine.
Çeviri: Musa Aksoy