Sürgün
Bir ölüyüm ben, dolaşıp duranartık hiçbir yerde kaydım yokbilinmiyorum mülki amirin görev yerindesayı fazlasıyım altın kentlerdeve yeşeren taşra yörelerinde
Vazgeçilmişim çoktanve hiçbir şeyle anımsanmamışım
Yalnızca rüzgarla ve zamanla ve sesle
ben insanlar arasında yaşayamayan
Ben Almanca diliyleçevremde kendime meskenedindiğim bu bulutlabütün dillerde sürüklenmekteyim.
Nasıl da kararıyor bulutyağmurun tonları da koyulaşmaktaçok azı yağıyor
O zaman bulut ölüyü daha aydınlık bölgelere taşıyor
(Çeviren: Ahmet Cemal)