İhsan Deniz

Söz

ben durgun ruhları taşıyamadımanlatamadım vaktin dolduğunubulutu unutulmuş bir gökle sırdaş olupanlatamadım suların kabardığını, fırtınanın taştığınıtoprağın kıvrıldığını, çatladığını taşlarınher gece paylaşılan bir yüzdensarardığını uykularımınbinlerce kez yanılmanın yorgunluğuartık sönmüş bir fenerdensislerden, peşpeşe yükselen bir kentlerdenkentlerin kemirilen evlerindenbir yabancının ruhunu alkışlayıpokşayarak, akarsu havuzlarınakarlı yamaçlara, sarnıçlarayeniden parıldayacak bir hayatın ateşini yakmaya yetmiyorduyetmiyordu bir gün bir falcıyı kandırmanın kurnazlığınaama sen, ilk kez bulmanın sarhoşluğutaşkın bir hayatınürkek ve zamansız yolculuğuo kadar uzakve o kadar korkulu mutluluğuevet, taşıyamadım durgun ruhlarıtaşıyamazdımtanıyamadım bir böceğe yaslı adımları yankılayan kapıları(adım ve kapı ve yankı bendim gerçi)filiz süren, kabuk değiştirenyenilenen her ağaca yanaşamadım,beni bilen bir bakıcı çıksabir sahtekar tutup yaşadığımı haykırsaortaya konsa benden artan banaşaşırmazdım, hatırlanmaz aldanmazdımbütün sözlerin yanılacağınıhangi yöne sapılsaölüm figürlerinden kurulu yapılar karşısında susulacağını............zamansız bir kuşkuya düştüm benaldandım pencereye vuran gürültülerdeaklım karıştı, rehber olamadım örümceklerebir ejder ritmi kolladım hep sana ulaşan kıyılardaanla, kendime kurulan bir tuzağım benyetişemem taş kemerleri aşan yorgancıyasilemem, gözümden gitmez o dağın yolculuklarıher sabah önüme düşen bir hayalin simsiyah olmuş kurumlarıişte yalnız sana söylenen bir sözüm benbak, günlerdir güneşi utandıran bir yangınla örtülü içim dışımah, çıkar artık geceyi beni ayıltan ağzındangeçeyim toz zerrelerialtında mantar kokulu ülkendenah, yalnız sana söylenmiş bir sözdüm ben.......

Temalar