Hüseyin Peker

Fıstık Artıkları

Şiiri değiştirinOzan bildiklerim, dost yüzlerÖtenin sarmaşığı, sütun kanatlılarSize söyledim baharların arttığınıDenizin köpüklendiğini tarih sayfalarındaSize söyledim, gün kabarmışGelecek doluSize, yarının neler kurduğunuBir küçük köy eviydi, önüne dökülmüşKuru ırmakta yıkadılar ilk kirlenen gömleğimiziAraları ıslanmış taşlarda koşturdularSeyretmek için biziFırçamızı dağlarda çam sorguçlarına değdirdikKalemimiz, yansıması yapraklanmış güneşi anlattıSize sokuldum; kimsiniz, nesiniz diye?Baharınızı soludum, çiçeklendimTürlü kazaklardan ördüm giysileriniziİşte bu yüzden değiştirin şiiriniziKemik, iğne iplik ve ince işçiliklerNeler yazdınız neler, usanmadan gün içlerindeBir gün bitecekti, o öğlen ortasına takılı şeylerÖlmeden içtiniz sevgili öğreticimGünlerin tortusunu; biraz leylâk, biraz tarçınHep kokusu güzel, zaman kırmalarıGünlerin tortusunu; perşembe, pazar, hep içtinizYaprağın biri döküldü, güz sandı ortalığıAğaçların kabuğu söküldü, gün içlerineSiz tavus kuşundan kopan tüydünüzBeni yazdınız bir de, masalın içineDeğiştirin şimdi beni deTarih öyle istedi, çağ yarıladı isteklerimiGenç kaldı yaşamımın ötesi, boğazlar yarıldıDenizler ufaldı, bulutlar biçimsiz, öyle bir günMahşerin ortasındaydık, heykeller devrildiBöyle kaldık, mum yakıldı söylemlerin yerine Değiştirin, biz bize benzeyelimEkim, kasım, orta yeri bir dergi sayfasınınCiltlenmiş, açılmamış bir yaprakOkunmadan bırakılmış bir öyküYaşamımızın hepsiPara bozduralım, açalım buhar teknesiniŞiir yazalım bundan böyle, isteklerimiziTarih örttü, deprem öncesi ne dilediysekŞimdi bir gazete başlığı, kopardığımız önlükVe onun cepleri, içine dolduğumuz fıstık artıklarıBir kez de şiiri değiştirip içelimGünlerin doğusunaTarihi, kimyayı katalım, yıkılıp duranEvlerin sofasına, hadi katılınBu siyah çizgili savaşın arasınaKelimeler artık basılmış para

Temalar

Şiirde geçen sözlük kelimeleri