Hüseyin Peker

Ayrılık Çeşmesi

Ölmüş birinin anısına beste yapıyordum akşamlarıne çok ölü birikmiş arkamdane çok kartvizityaşarken görmedim saçlardaki güzelliğigözlerdeki parıltıyı; yastık iki kişiçok gelmiş yorganımızdaki bitki müzesiöpücüklerdeki kabartma çiçeklersevgi deyip geçmişim cankurtaran yelekleriniparmaklarımın ucunda krizler atlatmışımhedefe ulaştığım kadın figürlerisofrada vitrin süsü olup birikmişsaygıyla karışık korku duyduğum peçeteli şerefe sözlerikabuk ve kemiklerden yaratılmış arkadaşlıklargürleyerek akmış üstümeayağım terledi şarap sahilindekumları kırmızıya boyadım yelken kupası içinşimdi sana bakıyorum el öpme sahnesinde:benden tosun birine kadar zayıfladım dibe sürüklendiğimdekuruttum göğüs ucuma birikmiş terleribenim ol, bu masaya otur doku hasarındangönüllü dostum ol deve güreşindearkadaşım kal diyen sarı çiçekli tekliflerkanat açıklığım o kadar derin ki!bestem ayrılık çeşmesi, ağını tamamladı üstümene kadar zayıfladım pişmanlık denizinde;

Ölmüş birinin anısına beste yapıyordum, zemin kaymasıben şehir efsanesiydim, sokaklara at bağlardımsopayla dayak yedim gençliğimdegüneş gözlüğümü çıkardığım dost sohbetlerindeevi bulmakta güçlük çektiğim günlerim olduyarasa gördüm seni karşıladığım saat, kurşun kalemlesileceğim dedim, ondan attım tükenmez kalemdeki renklerisevgi hissettim, şimdi ne çok ölüm; bestemdeki nota külleribir karış toprak artık dostlukların kendisiatın üstüme, güneş nerden doğacak diye soracağınızaatın bestemdeki solfej anahtarlarınıatın güzel oyunlar oynadık sizinlekapı tokmakları tanık bunabestem korkunun kokusuyla yazılıyordinlerken martılar bana konacakhedefe ulaşmak için fistolu eteklerimekanat kırıklarından tüyler dikecekşimdi kartpostalım namluya kilitliatıp vuracağım kendimi su cenderesinde

Temalar