Halil Cibran

Ozan

Bir bağ,Bu dünya ile sonraki arasında;Susayanlar için, bir tatlı su havuzu;Bir dikili ağaçGüzellik ırmağının kıyısındadileyen aç kalplere olgun meyveler sunan

Umutla şakıyan bir kuşKonuşmanın dallarındaBedenleri duyarlılıkla dolduran ezgilerek söyleyerekYükselip Cennetleri dolduranBir beyaz bulut gökyüzündeVe sonra cömertlik saçan Hayat'ın kırlarındaki çiçeklere

bir melek

Tanrılar'ın gönderdiği insanlara tanrıların yollarını öğretsin diye

Asrarte'nin yağla doldurduğuKaranlığa yenilmemişIşıması gizlenmemiş bir ışıkapollo'dan saçılan

Tek başınaBasitliği giyinmişVe duyarlılıkla beslenmişDoğa'nın koynuna oturmuş, yaratmayı öğrenirkenVe ruhun inişini beklerkenGecenin sessizliğine uyanmış.Duygu bahçesine gönlünün tohumlarını ekmiş bir çiftçiİnsanlar götürür ürününütoplanacağı ambara

Ozan'dır o insanların o yaşarken kulak vermedikleriVe ayrılınca dünyadan, kendi cennetine gideceğini bildikleri

İnsanların küçük bir gülüşü bile sakındığı şeyleri arayan O'dur; Onun nefesleri yükselip, güzelliğin canlı hayaliyle gökkubbeyi doldurur. Oysa insanlar, ondan yiyeceği ve sığınağı sakınır.

Ne zamana kadar, ey insan,Ey varlık, ne zamana kadarOnur evleri kuracaksın onlaraKanla yoğrulmuş topraktanVe sana barış ve rahatlık sunanlardan kaçınacaksın?Ne zamana kadar öldürmeyi öveceksinVe baskı boyunduruğu altında boyun eğenleri?Ve unutacak mısın, günlerin görkemini görmen içinKaranlığa ışık saçanları?Onlar ki sırlar içinde yaşarlarSenin erişemeyeceğin o mutluluk ve keyfiyle

Ve siz ey ozanlarBu hayatın hayatları:Fethettiğiniz yıllarıİnsanların zalimliğine karşınVe bir defne dalı kazandınızAldatmanız dikenlerindenSiz, gönüllerin üstünde bağımsızsınızVe sonsuz olacak sizin krallığınız