Halil Cibran

Düşünceler

Durmaksızın yürüyorum bu kıyılarda,kumla köpüğün arasında.Yükselen deniz ayak izlerimi silecek,rüzgar köpüğü önüne katacak,ama denizle kıyı daima kalacak.

Bugünün acısı, dünün hazzının anısıdır.

Anımsamak bir tür buluşmadır.Unutmak ise bir tür özgürlük.

Yüreğimdeki mühürkalbim kırılmadan çözülebilir mi?

Sevgililer birbirlerinden çokaralarındakini kucaklarlar.

Arkadaşlık her zaman içintatlı bir sorumluluktur,asla bir fırsat değil.

Ancak büyük bir acı veya büyük bir sevinçsenin gerçeğini açığa çıkarabilir.İşte böyle bir andaya güneş altında çıplak danset,ya da çarmıhını taşı.

İnsanlık, sonsuzluğun dışındansonsuzluğa akan bir ışık nehridir.

Şafağa ancakgecenin yolunu izleyerek ulaşılabilir.

Gariptir ki,kimi zevklerin tutkusudur,acılarımızın bir kısmını oluşturan.

Kişinin hayal gücüyle, düşlerinin gerçeklesmesi arasındaki mesafe,yalnızca onun yoğun isteğiyle aşılabilir.

Cennet orada,şu kapının ardında,hemen yandaki odada;ama ben anahtarı kaybettim.Belki de sadece koyduğum yeri unuttum.

Kuş tüyünde uyuyanların düşlerinin,toprak üzerinde uyuyanlarınkindendaha güzel olmadığı gerçeğinde,yaşamın adaletine olan inancımıyitirmem mümkün mü?

Bana kulak ver ki,sana ses verebileyim.

Karşındakinin gerçeğisana açıkladıklarında değil,açıklayamadıklarındadır.Bu yüzden onu anlamak istiyorsan,söylediklerine değil,söylemediklerine kulak ver.

Söylediklerimin yarısı beş para etmez;ama ola ki diğer yarısı sana ulaşabilirdiye konuşuyorum.

Yalnızlığım, insanlar geveze hatalarımı övüp,sessiz erdemlerimi eleştirmeyebaşladığında doğdu.

Bir gerçek her zaman bilinmek,ama ara sıra söylenmek içindir.

İçimizdeki gerçek olan sessiz,edinilmiş olan ise gevezedir.

İçimdeki yaşamın sesi,senin içindeki yaşamınkulağına ulaşamaz.Yine de kendimizi yalnızhissetmemek için konuşalım.

Sözcüklerin dalgasıhep üstümüzde olsa da,derinliklerimiz daima dinginliğini korur.

Yaşam kalbini okuyacakbir şarkıcı bulamazsa,aklını konusacakbir filozof yaratır.

Zihnimiz bir süngerdir,yüreğimizse bir nehir.Çoğumuzun akmak yerine,sünger gibi emmeyi seçmesi ne garip!

Eger kış,'Baharı yüreğimde saklıyorum'deseydi, ona kim inanırdı?

Her tohum bir özlemdir.

Öğretilerin çoğu pencere camı gibidir.Arkasındaki gerçeği görürsün,ama cam seni gerçekten ayırır.

Haydi seninle saklambaç oynayalım.Yüreğime saklanırsan eğer,seni bulmak zor olmaz.Ancak kendi kabuğununardına gizlenirsen,seni bulmaya çalışmakbir işe yaramaz.

Neşeli yüreklerle birlikteneşeli şarkılar söyleyenkederli bir kalp ne kadar yücedir.

Yürüyenlerle birlikte yürümeyi yeğlerim,durup yürüyenlerin geçişini seyretmek değil.

Hayır, boşuna yaşamadık biz!Kemiklerimizden kuleler yapmadılar mı?

Özel ve ayrımcı olmayalım.Unutmayalım ki, şairin aklı da,akrebin kuyruğu da gururlaaynı yeryüzünden yükselir.

Evim der ki, 'Beni bırakma,çünkü burada senin geçmişin yaşıyor.'Yolum der ki, ' Gel ve beni izle,çünkü ben senin geleceğinim.'Ve ben hem eve, hem de yola derim ki,'Benim ne geçmişim,ne de geleceğim var.Eğer kalırsam,kalışımda bir ayrılış vardır;gidersem,ayrılışımda bir kalış.

Yalnızca sevgi ve ölümher şeyi değiştirebilir.'

Daha dün, yaşam küresi içindeuyumsuzca titreşen bir kırıntıolduğumu düşünürdüm.Şimdi biliyorum ki,ben kürenin ta kendisiyim,ve uyumlu kırıntılar halindetüm yaşam içimde devinmekte.

Adlandıramadığın nimetleri özlediğinde,ve nedenini bilmeden kederlendiğinde,işte o zaman büyüyen her şeyleberaber büyüyecek veüst benliğine uzanacaksın.

Ağaçlar yeryüzününgökkubbeye yazdığı şiirlerdir.Ama biz onları devirir veboşluğumuzu kaydedebilmek içinkağıda dönüştürürüz.

Güzelliğin şarkısını söylersen eğer,çölün ortasında tek başına olsan bilebir dinleyicin olacaktır.

Esin daima şarkı söyler;asla açıklamaya çalışmaz.

En büyük sarkıcı,sessizliğimizin şarkısını söyleyendir.

Eğer ağzın yemekle doluysanasıl şarkı söyleyebilirsin?Ve eğer elin altınla yüklüyse,şükretmek için nasıl kaldırabilirsin?

Sözler zamansızdır.Onları zamansızlıklarını bilereksöylemeli ya da yazmalısın.

Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir.O, kanayan bir yaradanveya gülümseyen bir ağızdanyükselen bir şarkıdır..

Kum ve Köpük - 1926

Temalar