Gülseli İnal

Şimşek Pandandifi

O kadar sıcaktı ki bahçeYosunlar sararmıştı yıldızlara denkSıcağın diplerinde kanarya ölüleriNeredeyse toprak rengi yüzlerKuytuda saklı kalmış yeşilleViyolet iniydiSanki gizli bir aşkAsırlarca sürer bu sıcak eritir ellerimiziBöyle alevli parmaklarımız durmadanBirbirini yokladıkça

Öyle sıcaktı ki bahçeSen kuzgun alev alevYüzü gözükmeyen kirkeMor dilini uzatınca havayaAkrep mayası en dipte

Bütün bu çılgınlık yükselen ısıTüm bedenlerin bileşimiKanla buluşan alev yeryüzündeBirazdan yıkımın algoritmasını başlatacak da

Biliyordum böyle olacağınıVeBuna benim tanıklık yapacağımıSıcağın kalkanını deldimDeşildi yara yeryüzüneNe varsaSarı yosun antik taş ve yengeç başlarıMagmanın konuşması başladı sonraSıcağı yöneten kirkeHükmetti okyanusa ezdi kum dipleriniÖlü deniz panteri anemon ve su tutkalıyla

Tutundu kaldı yüzDoğuran sıcağın içindeGözler meftunDudaklar aralıkNefesinde saklı kalmış birkaç serin damlaNe de olsa avutucuyduTapılası yüzünAkşamüstüne doğru sakinleşen otlukta