Çıplak Tenime Birgün Işığı
Artık yok bana izin bu sabahgöremiyorum ışıklar nerede ben nasıl kayıp bir denizdetitrek yıldızların ölü çekimindetoz atmosferinin yeşil akışındayıkımın sırsız bir aynadaki duruşunagövdemin hiçe sayılmasınaki ürpererek görüyorum bir ırmak dinleniyor artıkgövdemde
ve et kan can olarak anlaşılmanın acısınayok bana dirilip yerden kalkmakellerimi sizin bakırçalması yüzünüze uzatıp kirletipo bile yok tarih bile yok yaşam defterlerimdeyok diyorum size
yağmurun bırakıp gittiği gölcüklerde var yaşamımdagörülmemiş fırtınaların açtığı o büyük boşluklar var kiduruyorumellerimden kurumuş nergisler düşerken toprağa
duruyorum o benim tarihimi yapan büyük derin boşluğun önünde
yakutumsu kurtlar ki oynaşıyorlar dibindemelekler kızlarına ninniler söylüyoro sedef o çiğden o ince kızlarına
göklerden serinliğiotlardan çiğleri
yeşil dereden alıyorum gizio büyük boşluğun beni sürükleyen gövdemi parçalayan boşluğunönündeduruyorum şimdi
mercanlı karanlık durmadan çekiyor benidilim tutuk bir ayağım aksak söz çıkmıyor ağzımdanyağmurun insanı arkadan vurmasına
su hancerinealev yarasınaboğuntunun izineyanığın akan gülüneçıplak gövdeme tenime bir gün ışığıve çarpıp geri dönüyor ışık tenimden çıplak gövdemdensizgörmüştünüz hani
ki tutsaklık bitmeli artıkve kendini kemiren yürek ve tüm isteği gömenkendimi yok eden o büyük boşluğun önündeah neler görüyorum titrerdi yüreğinizyok artık ruhumun kırgın olduğu yerlerde dolaşmakyok diyorum şurada bir defalıkhırpalayan rüzgarların estiği karakayalığın alnında parlayan madenkabuksu madenyoksa benim size vermeye göğsünüze takmaya çalıştığım şey mi
sıvı isteklersu cinlerinin iniltisiişte hepsi birden sarıyor benineden sıvı kayalık durup duruken eriyor veparıltısını saçan o madenbitkimsi öz
dayanıp duruyor yaşama suya toprağa rüzgara ve banave savaşıyor amansızca ve su cinlerinin ölüm dansı başlıyorbende oluşmuş tohumları siz toplamadanbozmadan derimin gerginliğinitoprağın elmas parıltısını
ey siz dediğim sizleristemiyorumartık isteğin de en son sınırını