Gregory Corso

Uccello

Hiçbir zaman bu savaş alanında ölmeyecek onlarne kurtların gölgesi içine alacak sürülerini ne de savaşı yitirmekiçin bekleyen ufka değin uzlaşmış buğdaylar Hiç ölen olmayacak alçak midelerine tıkılsın diyene de yığın yığın parıldayangözlerindeKimsenin bu alanda ölmediğine inanmaktansaAçlıktan titreşelim diyecekler kuru dilleriyle Hiçbir zaman ölmeyecek birbirine sarılı savaşanlarSoluk soluğa birbirine bakarak ölünmez ki hiçkımıltısız ışıksız hiçbir şey yok ellerindesalt bir at soluk soluğa bir at kalkan kalkanın ardındaışığın yaldızladığı bir miğferli gözah ne güç ölmek mızrakların örtüsü içinde Ya bu sancaklar! işaretlerini öfkeyle sürüklemek istermişçesinegöğün karanlıklarına açılmış bu sancaklarEn soğuk ırmakların kenarına çizilmiş ordularsanki demirden kafatasları sıralanmış -kimse ölmeyecekmiş gibi sankiher savaşçının ağzı bir şatodur türkülerle doluher demirden yumruk düşlerde bir çan Altından çığlıklarne çok isterdim böyle bir savaşa katılmak!elinde parlak mızrağıyla kırmızı bayrak kara atınabinmiş gümüşten bir savaşçı hiç ölmemek sonsuz olmak isterdimsavaş tablosunun o yaldızlı prensi Yeni Dergi, Ağustos 1969, sayı: 59, s.126-127Çeviri: Salih BOZOK

Temalar