Fuzuli

Leylâ Vü Mecnûn 3001-3098

Zâr ağladı eyle kim hem ol demÂhı ünine yığıldı âlem

El cem‘ olup etdiler nezâreMecnûn-ı siyâh-rûzgâra

Kabr üstine gördiler yıhılmışCânâneye cân nisâr kılmış

Ahvâline ağlayup serâserDefn etmeğin etdiler mukarrer

Gasl eyleyüben ten-i nizârınDildârıun açdılar mezârın

Koydılar anı hem ol mezâraGam-nâk yetişdi gam-güsâra

Rûh oldı felekde rûha hem-râzTen oldı ten ile yerde dem-sâz

Ref‘ oldı teallukât-ı hâilMatlûbına tâlib oldı vâsıl

Bir bezm iki şâha mahfil oldıBir burc iki mâha menzil oldı

Kabr üstine koydılar nişâneFâş oldı bu mâcerâ cihâna

Tavfında kılup murâd hâsılOl kabre halâyık oldı mâil

Geçdükçe zamân mükerrem oldıHâcet-geh-i ehl-i âlem oldı

Budur eser-i mahabbet-i pâkHoş mertebedür bu kılsan idrâk

Ol meşhede Zeyd olup mücâvirÂsâr-ı sadâkat etdi zâhir

Ta‘mîr içün etdi çoh atâlarTedrîc ile kıldı çoh binâlar

Peyveste harâret-i cigerdenKandîl-i mezârın etdi rûşen

Cârûb ile âb olanda matlûbMüjgân ile eşki âb ü cârûb

Her lahza kılurdı tâze mâtemKılmazdı figân ü nâlesin kem

Ol mûnis-i müşfik ü muvâfıkBir gece karîb-i subh-ı sâdık

Bîmâr teninde kalmayup tâbKılmışdı mezâra yasdanup hâb

Hâb içre görindi ol figâraBir bâğda iki mâh-pâre

Ruhsârlarında zevkden nûrBîm-i gam ü derd-i gussadan dûr

Hoş-vakt ü neşât-mend ü dil-şâdAğyâr taaruzından âzâd

Her meh-veşe min ferişte-sûretİhlâs ile olmış ehl-i hidmet

Sordı ki bular ne mâhlardurNe rütbelü pâdişâhlardur

Bu ravza ne ravza-i berîndürBu kavm ne kavm-i nâzenîndür

Budur dediler riyâz-ı RıdvânBu kavm-i huceste hûr ü gılmân

Bu iki meh-i huceste-ruhsârMecnûn ile Leylî-i vefâ-dâr

Çün vâdî-i aşka girdiler pâkOl pâkliğ ile oldılar hâk

Menzilleri oldı bâğ-ı RıdvânÇâkerleri oldı hûr ü gılmân

Çün munda rızâ verüp kazâyaSabr eylediler gam ü belâya

Getdükde cihân-ı bî-vefâdanKurtıldılar ol gam ü belâdan

Çün Zeyd yuhudan oldı bîdârBu nükteni etdi halka izhâr

Halkun olup i‘tikâdı efzûnOl kabre ziyâret oldı kânûn

Tamâmî-i sühan

Sâkî mütegayyir oldı hâlümSöylemeğe kalmadı mecâlüm

Min-ba‘d ziyâde verme bâdeRahm eyle ki ser-hoşem ziyâde

Hoş gaflet ile geçürdüm eyyâmBilmem ki n’olur işüm ser-encâm

Ser-mâye-i ömr getdi eldenSûd etmedüm etdüğüm amelden

Feryâd bu cevrden ki gerdûnAhvâlümi eyledi dîger-gûn

Dün dîde-i ter kılup güher-bârGerdûna dedüm ki ey cefâ-kâr

Hergiz revişünden olmadum şâdDâm-ı gam ü mihnetünden âzâd

Ahbâba nakîz devr edersenErbâb-ı kemâle cevr edersen

Mecnûn eğer olsa idi câhilOlmazdun itâatinde kâhil

Fermânına inkıyâd ederdünGönlini müdâm şâd ederdün

Ehl-i hüner olduğı sebebdenSâhib-nazar olduğu sebepden

Akrânı içinde hâr kıldunBî-izzet ü i‘tibâr kıldun

Leylî ger olaydı bir hayâsuzYa sen kimi mihrsüz vefâsuz

Olmazdı ana hemîşe cevrünKâmınca müdâm olurdı devrün

Fazl ehline mâil olduğındanİdrâk ile kâmil olduğından

Dâim gam elinde zâr edüpsenÂşüfte-i rûzgâr edüpsen

Men hem ger olaydum ehl-i tezvîrEtmezdün i‘ânetümde taksîr

Senden garazum olup ser-encâmDevründe mana olurdı ârâm

Çün ehl-i vekâr ü neng ü âremCevrünle hemîşe hâr ü zârem

Bu yüzden imiş senün medârunVar imdi ki yohdur i‘tibârun

Gerdûn eşidüp menüm itâbumVerdi bu edâ ile cevâbum

K’ey sûret-i hâlden habersüzHer hikmete ayb eden hünersüz

Men emre muvâfık eylerem devrHikmetde vefâdur etdüğüm cevr

Ammâ sen eden amel hatâdurKim pîr-i tarîkatün hevâdur

Şâirliğe iftihâr edüpsenKizbi özüne şiâr edüpsen

Mecnûn dedüğün vücûd-ı kâmilHer dânişe menden oldı kâbil

Dîvâne ana sen eyledün adSenden ana yetdi zulm ü bî-dâd

Leylî dedüğün meh-i tamâmıMen perdede sahladum girâmî

Rüsvâ-yı halâyık eyledün senMin ta‘neye lâyık eyledün sen

Geh Nevfele özr kıldun ıtlâkGeh İbni Selâma zulm ilhâk

Şerm et bu ne herzedür ne mühmelNe İbni Selâm hansı Nevfel

Şerh eylemek eyledün fesâneKıldun olarun sözin behâne

Gördi çürümiş sünükler âzârTöhmetlerüne olup giriftâr

Emvât mezâlimine girdünÂsûdelere azâb verdün

Cürmine olanda halk mülzemLâzım sorılur bu iftirâ hem

Yetmez mi bu bâis-i azâbunBu mes’elede nedür cevâbun

Ey tûtî-i bûstân-ı güftârSarrâf-ı sühan Fuzûlî-i zâr

Aldanma eğer sipihr-i lâibTa‘n ile sana dediyse kâzib

Eş‘âra abes deyüp usanmaSer-mâye-i nazmı sehl sanma

Sözdür güher-i hizâne-i dilİzhâr-ı sıfât ü zâta kâbil

Cân sözdür eğer bilürse insânSözdür ki deyerler özgedür cân

Bi’llah bu yaman mıdur ki hâlâEmvâta söz ile verdün ihyâ

Mecnûn ile Leylîni kılub yâdErvâhlarını eyledün şâd

Bu beyân-ı özr-i te’lîf-i kitâbdur ve Tarîh-i zamân-ı feth-i bâbdur

Ey kilk-i revende bâreka’llâhOldun men-i reh-neverde hem-râh

Min sa‘y ile hâcetüm bitürdünBir menzile âkibet yetürdün

Rahmet sana kim sen etdün imdâdBu eski binâyı etdüm âbâd

Eşk ile derûnı sîm-endûdÂh ile bîrûnı anber-âlûd

Mahzenleri genc-i gevher-i derdRevzenleri menfez-i dem-i serd

El-kıssa müretteb oldı bir bâğHer lâlesi bağrı üzre bin dâğ

Hûn-ı ciger âb-ı cûy-bârıNevk-i müje ebr-i nevbahârı

Ol dem ki bu nüsha oldı merkûmLeylî Mecnûn adına mersûm

İzhâra gelüp rümûz-ı vahdetVahdetde tamâm olup hikâyet

Târîhine düşdiler muvâfıkBir olmağ ile ol iki âşık

Bu erbâb-ı vefâdan tevakku‘-i kabûl-i ma‘zeretdür ve Ashâb-ı zekâdan temennâ-yı duâ-yı mağfiretdür

İnsâf ver ey hasûd insâfTa‘n etme ki cevherün değül sâf

Ahvâlümi gör harâb ü muztarrEndûh-ı zemâneden mükedder

Söz dâiresi değül bu ahvâlİnsâf mana ki olmazem lâl

Menden tama‘ etme fikr-i sâibAhvâlümedür sözüm münâsib

Azdur deme cevherüm safâsınBir sor ki ne verdiler bahâsın

Bi’llah ger olaydı bir hırîdârMin genc-i nihân kılurdum izhâr

Fi’lcümle bu hem ki oldı mastûrBir şevk ile zevkden değül dûr

Ayb-ı hüner ihtiyâr kılmaŞi‘rüm hasedin şiâr kılma

Bîhûde yeter taarruz eyleGer kâdir isen cevâb söyle

Terk eyle taarruz u inâdıKim vâdî-i cehldür bu vâdî

Dem hayr sözinden ur demâdemV’er hayr demezsen ebsem ebsem

Şiirde geçen sözlük kelimeleri