Veda
gidiyorum; yorgun, solgun, ağlamaklıviraneme doğrusizin şehrinizden Tanrı’ya götürüyorumperişan ve divane gönlümü
alıp götürüyorum, o uzak noktayagünahın renklerinden arındırmayaaşkın lekesinden temizlemeyeyok olup gitmiş, yersiz bunca istekten arındırmaya
alıp götürüyorum, senden uzak kalsın diyesenden, ey boş umudun cilvesialıp götürüyorum onu, diri diri gömeyim diyebundan sonra konuşmayı hatırlamasın diye
inleyiş titriyor, gözyaşı oynuyorah, bırak, bırak kaçıp kurtulayımsenden, ey günahın coşkun pınarıen iyisi bu belki de, senden sakınayım
Tanrı şahit ki mutluluk goncasıydım benaşkın eli geldi ve dalımdan kopardı beniâhın alevi oldum, yazık kidudağım bir daha o dudağa kavuşmadı
sonunda yolculuk bağı bağladı ayağımıgidiyorum, dudaklarımda gülümseme, bağrımda kangidiyorum, gönlümden çek eliniey, hiçbir şey vermeyen, boş umut
Çeviri: Makbule Aras