Ferman Karaçam

Yorgun Düş

Giyinmez ellerindeYorgun bıraktığın düşGranitlerden geçer ta kıyamete kadar

İyileşmez derinlerde bıraktığın bu yaraGeçer dokularından mevsimlerinÇağların

Gül yüzünde göğerir gök mavisiAkşamlarKapına düşerBitkinKahrettiğin sevdalı

Bir kopuş yaşanacak saçlarındanAsılmışBir sonbahar olacak doğuşunun mevsimiDişinle tırnağınla kazacaksın mermereGözlerinin renginiDenizin harflerini

Unutulsun atılsın kanattığın kalp olsunKırılsın kanatları karanfilli şarkının

Sesin su gibi aksın içerimi ısıtsınEllerin usul usul bir türküye dokunsun

Taksın o zalim cellatBoynuma ateş halka

Düşsün bedenim yere kavrularak kavuşsunSoğumaz yıllar geçse kana kattığın ateş

Yırtılsın bakışının unuttuğu perdelerKi zindanı ayırır kölesinden efendi

Çınarın kanı deliAyrılığın sızısıKi sanırdım sen gittin uçsuz bucaksızYalnızMeğer sen götürmüşsün yeri göğü yanındaAh bir bilsen ne yamanGök olmadan yaşamakVe bir bilsenNe demek ay'sız güneş'sizKalmak

Değilsin kahrolası şimdi geçer acısıBir paslı bıçak gibi ette duran bakışsın

Ve sıcacık bir kurşunVe kanayan bir ömürVe sihirli bir tohum biçildikçe döllenenVe oturan yüreğe çimlenen hücrelerdeAh patlayan tomurcukKök salan derinlerdeAcır, kanar ve yanarO vefasız hüznünle

Giyinmez ellerindeYorgun bıraktığın düşGranitlerden geçer ta kıyamete kadar

İyileşmez derinlerde bıraktığın bu yaraGeçer dokularından mevsimlerinÇağların