Kürdilihicazkar Beste
Raşit Küçük'eElif'in ve Ay'ın hizasındayımDilimde dudağımdaBir doru tay dolaşırŞafak atmadanYola çıkılacakHerkes kendi efkârının kuyusuna yöneldiKiminin alnında imsak atacakKiminin göğsünden gün doğacakKiminin şarabından aşk fışkıracakNeden Selahattin Eyyubi sofrasındaSahur yiyipEndülüs'te iftar açmakEski bir ritüelSayılsın kiUzun ve ince yollara vurgunuz bizBir deBıldırcın eti tadında kiYanık çöllereRüzgâr arap atlarının yeleleriniSavurdukçaBiz sarhoş olacağız toptanKimi Viyana'da, kimi Kurtuba'daKimi Bağdat'taNil'in ya da Tuna'nın boylu boyuncaDerbeder ıslık çalacağızDaha şafak atmadıSimsiyah bir gece kıvamındaKıyılarına düşüyorumAy yüzününVe dehlizinde siliyorum göz çapaklarımıKöhne bir kentin sokaklarıMağlup insan cesetleri ile dolu ikenYürek burkulmaz mıSırtını yaslayacak kimse de yokYüzleri bir afete dönük vitrinlerinNe yana dönsem / oradaBir serseriyi fokurdatıyorlarBalisindenVe kimi kafirliğini gizlemişKimi imanını gömmüşHalbuki ben usul usul taradım saçlarımıUmut aynalarındaBazen deYetim bir çocuğun saçında kiKurdela gibiÇimen yeşili gözlerine dalıp dalıp müntehanınKendimi ele veriyorumÖyle iseKahrolası helikopterleriniz ne güne duruyorİşte suçumİşte gövdemEşgalim besbelliBenim ki daha alımlı değil mi yoksaŞeyh Yasin'in felcindenİşte uçkurumuz, ensemiz,cüzdanımızVe damaklarda sarsıntılara özgüBiraz kekremsi bir tat bıraksa daİşte gökdelenlerimizVe birbirimizin dişlerindeEtlerimizBir deGencecik kızları çiçekli yazmalarındanVuruşumuzKime ne bundan diyeceksinizOysa ben de yağız bir tay gibiyimYelelerim savruldukça fırtınadaUzak yükseklere şahlanırımVe sessizliği ok gibi delerKurşundan daha güzel türküler söylerimBazen de ufacık baltamı gömerKorkudan kıpkırmızı olurumTitrerim zilletleUfaldıkça ufalır gövdemBöyle olunca daBir öpücük tadın daGülistanımda bir gül gibi yaşarım GeriyeDilimde dudağımdaKürdilihicazkâr makamındaBir doru tay kalır