Fazıl Hüsnü Dağlarca

Af Akşamı

Af buyruğuyla açılmıştı hapishane kapısıTaşıyordu koca burunlar tıraşlı enseler kara çenelerDizleri eğri omuzları çarpılmış sırtlar çıkık dökülüyorduVakitlere kapanmış büyük karanlıklardanTaşıyordu vay dökülüyordu vayYırtık pis bitli çirkinSokağı dolduruyordu terli can uğultusu

Geçiriyordu avucunu şaşkınlıkla saçından saçından9 yıl yatmış

Kolunda anası kucağında yavrusuDoldurmustu kapının önünü kalabalıkKimi ta dağ köylerinden koşmuşKimi ta denizlerdenBir özlem sarmış bağrı ölümden yüceSevgiyle arıyorlar parçalarınıHeybelerinde ekmek destilerinde su

Bir türlü inanamıyordu sokaklara sokaklara20 yıl yatmış

Gönüllere sığmaz olmuş kavuşmak duygusuÖyle sarılır ki geçmişeErir göğsü göğsünde tutuklununPişmanlık kavaklar tarlalar davarlar içinPişmanlık gemilere düğünlere ırmaklaraPişmanlık beşiklerden kağnılardan sessizYerce gökçe değil insan dolusu

Çılgınca kucaklıyordu hepimizi hepimizi5 buçuk yıl yatmış

Taşar içerde kalanların sorusuÇubuk demirler arkasından maviliğeHem esenliğe ermiş hem yaşlı yelcekBir yurt türküsü yeniler karanlığıZaman yeğnik değildir yeğniktirDön de gör ananı belleyecekBoş koğuşlar kurmuş pusu

Sönük gözü aydınlıkla büyüyordu büyüyordu8 yıl yatmış

Çıkınlarda gecenin binlerce gecenin uyunmamış uykusuBir yorgunluk çökünce yürünmüş yeryüzündenKalabalıkta dağılır birer ikişer özgürDoğuya batıya kuzeye güneye özgürYüreklerinde bir çığYaşamak sevinci vayYaşamak korkusu

İnmeli yani sıçrıyordu havaya havaya17 yıl yatmış