Hapishanede Bir Akşamüstü
Adım adım iniyor geceTakımyıldızların salınan merdivenlerinden;Yakın, şefkatle fısıldayan bir ses gibi yakınEsiyor hafif bir rüzgâr;Avludaki ağaçlar,Boynu bükük mahkûmlar,Kayboluyor rüzgârın fırıl fırıl eteğinde.
Ay ışığının ince parmakları merhametleIşıldıyor çatının tepesinde;Toza karıştı yıldızların avizesi.Göğün mavisi akkorlaştı.Kurşuni gölgeler kaplıyor yeşil kuytularıTereddüt içinde hasretinAcıyla girdaplanışı gibi beyinde.
Bir düşünce dolanıp duruyor yüreğimde-Öyle bir bengi sudur ki hayat bu andaOna zehirlerini katan tiranlarNe bugün ne yarın, asla kazamayacaklar.Ne çıkar aşkın taht odasını aydınlatanMumu söndürseler de? GüçlüyselerAyı söndürsünler, görelim hele.
Çeviri: Halil KÖKSAL