Marmara'ya
Ah ey deniz, güzel deniz, ey nazlı Marmara!Bilsen ne hasretim var o mahmur ufuklara,Bilsen ne özledim seni? .. Hicrinle kaç seneBir münzevî hayatı geçirmekteyim yine.Tütmektedir gözümde hayalin, derin derinDaldım, yüzünde aksini gördüm ezellerin...Ma'şûka seyr eder gibi daldım uzun uzun;Gel dinle iştiyâkımı, sevdamı, derdimi...Rabbim! Nedir o sendeki efsanevi füsûn?Sen bir yığın sudan mı ibaretsin? Öyle mi?
Yok yok... Yegane Mübdi'in en saf ü nâzenin.En şâirane, en güzel, en şûh gözleriOndan yaratmış olduğu bir madde var... SeninKatmıştır işte rühuna tekmîl o cevheri.
Sevdalı bir kadın gibisin, hisle dopdolu;Her hali, her kıyafeti cazib ve... korkulu.Hülya zamanlarında ser-â-pâ bediasın.Sen coştuğun zamanda da fevk-at-tabiasın.Hep sevk u neşve cilvesi, yahut hışım, haşemOlsaydı mâlikane-i hüsnünde bir köşemBen başka yolda şâir olurdum.. Ne boş hayâl!Sevdalı bir kadın... Bunun izâhı güç, muhâl:Bir raz ü rûh-ı nâ-mütenahi demektir o,İnsan kıyafetinde ilahi demektir o.
Duydum sedânı kaç senelik bir mesâfeden!Ey bin bir ibtihalime, hülyama âşinâ,Asrın şu hasta rühunu temsîl eden banaDünyada şimdi tek bir emeldir gülümseyen:Dil-ber deniz! Budur dileğim, sen de et duâ.Bir gün gelir nihayeti elbet bu hasretin.Olsun sonunda ecri bu hicrin, bu mihnetinÂsûde bir kıyında da bir müddet inzivâ.