Erol Çankaya

Her Şeyi Kuşatır Sevda

Gizem deyip başlıyorum adınaCılız bir güneş, soldu solacakBir haziran sonu ki yağmur bekleniyorAkıyor insanlar kendi dünyalarındaVe herkes anlatabilir bir ağrıyıBen söylesem bu yaz akşamınıBiri bir sevda titreşiminden söz etseDüşün ki saçlarını savuruyordu rüzgârGözleri gülüyor ama karanlık kirpikleri.

Hadi konuşalım o umarsız ağrıdanBoğuk bir ses, benim olmayan aslaGözlerim kısılıyor ve bulantı anidenŞuramda bir ağrı, şurama kadarYanıyor gözlerim, bir duman gözlerimden.

Konuşulsun yağmurun dolandığı o gündenCılız da olsa güneşti o şakaklarımızdaİnsanlar... İnsanlar hep yanlarımızdaAkıyor kalabalık dalgın bakışlarımdaDüşün ki saçlarını savuruyordu rüzgârBen, gizem diyordum her şeyin adına.

İki can yürüsün ve birbirinden habersizİki can, iki yürek, tek kalp ağrısı bir deBiri desin ki saçlarında haziranKirpiğinde mavilik, kirpiğinde gökyüzüİki can ve akıyor insanlar dünyalarındaBiri desin ki sözlerin ne yararı varBiri desin ki bırak başlasın sevda.

Bir haziran akşamı yetmiş dokuz yılındaElini uzat ve ayrıl, yer sarsılıyorElini uzat ve ayrıl, dolanıyor bulutlarElini uzat ve ayrıl, günlerden salı.

Birtakım lekeler, bulutlar akıyorduEtrafta insanlar bir karaltı olarakBiri diyecek ki ellerin titriyorduBiri saati sorsa ağlayacaktımElini uzat ve ayrıl, kararıyor bulutlarBütün hızıyla o zehir damarlarımdaGökte haziran, yağdı yağacak yağmurGeçip gidiyordu dünya bakışlarımdaBirtakım lekeler, bulutlar akıyorduBen, gizem diyordum bunların adına.

Elbet hızla akıp gidiyordu hayatKaç zamandır görmediğim ışıltılı bir yüzBelki de coşkulu bir haber vardı akşamaBir zaman sonra her şey unutulsa daKardeşim, yüreğim koca bir diş gibi sızlıyorduBiri diyordu ki bırak başlasın sevdaÖtekinin kirpiğinde acımasız karanlıkGizem deyip geçiyordum bunların adınaBir türlü başlamıyordu yağmurHer şeyi, her şeyi kuşatıyordu sevda.

Temalar