Ercüment Behzat Lav

Senfoni

-I-

Yaz günü ova buzÇatlıyor boz ovadaGebe toprakBir buğu sarmış boşluğuEşine ıslık çalmada kobraTerliyor et çakıl demir kuş ağaç böcek

Vadide yalım dere veYeldeğirmenleri kızıl kuşak

Başak denizi tarlaUzakta noktalarKımıltılı insan karaltıları

Erkek kıllı bağrı çıplakBeniz yağızKör köstebekToprağa kul

DişiKıvrak kalçalı kısrakTayla oynaştaEtinde çiçek kokuları yabansıBaşakların çiçek kokuları yabansıBaşakların kırılıp devrilişiToprakta çift gövdeSoluşan burun kanatlarıÇıtırdar göğüs kemikAşı

Ahırda gün tüter gübreSinekler tekerlenirPırıl pırıl havadaEzik böcek vızıltısıSazlıkta yumurtlar balıkSuda kımıl kımıl kurtlar

-II-

Üfürülür çiçek tohumlarıKumları eşer kunduzGölgede inekler gevişlenirMenevişlenir burnuSümüklü buzağılarınKeçiyle toklaşır tekeTepede dolambaçlı bayırBir aygırKişnemesiMemeyi yutkuna yutkunaIsırır çocukHuylanır ana

Doğa aşktan yorulan kadınAğır tembel gerinmedeRüzgârla savrulur ot kekik kokusuDalar uykuya gölSırtlar kapaklanır suyaÇatlak yayık memelerleÇıngırak çıngırtılarıSallanan memeler apışlarındaAğıla döner sürü

Gece solurYıkanır suda ağlar suratlı ayVaklaşır kurbağalarFiskeler karanlığı çiftleşen ateş böcekleriPerde arkalarında gölgeler kımıldaşırSatir'in boynuzlu şakaklarında terBurun sürter kulaklaraİlikler ürperirBahar fışkırma filiz tomurcukGenç kızHayız

Zaman uçar gölgeUçsuz bucaksız çölHayvan iskeletleri

Şiirde geçen sözlük kelimeleri