Enver Gökçe

Bir İhtiyar

Gidiyorlar!Atları, terkileri,Göğüslerinde gümüş köstekleri yoktur.Gidiyorlar!Baş açık, yalın ayak, ardı arkasınaÜmitten gayri ekmekleri yokturSenVermişsin de sırtını meşeyeKoca ihtiyar!Yolların, yolcularınAkşamla değişen şeylerin haricindesin.Hatıralarınla yaşıyorsun:İşte yineGetirdiler bohçasını önüneİşliği, çakmağı, tabakası,Çorabı, çakısı, ayakkabısıVe Zonguldak treni,Zonguldak madeni, kömür havzası,Çakmağı, işliği, ayakkabısı.Ötede insanlar gidiyorlar.İşte yine getirdiler bohçasını önüne:Sarsan bir cigara dahaVursalar orta telden Emrah'ıYüreğin tutar mı söylemeğeBaşa gelen halleri?Bir buçuk ay gezdin dağlarıAvutmadı gönlünüToprak kokusu, keklik kokusu, çiğdem, çiçekler.Keklikler konardıBir o taşa bir bu taşaHa deyip de çekemediğim tetiği.Kınasını oynatamadığınDüğününde oynayamadığınKörpe kuzu düştü yadına,İndin bahçeye:Dayadın sırtını duta.Domatesler kızarmıştı,Yılı değildi bal armudunun,Adam boyunu geçmemişti tınazSonra malum...Şimdi toprağa bakamıyorsun.Çifte salsan kara öküzüGözlerine bakamıyorsun.Bütün gözler onun gözleriBütün çalışanların emeği,Onun emeği,Sonra malum...Zonguldak treniKömür dağları, kömür madeni..........İnsanlar gidiyorlarGurbete,Şehire,Kara,Sen bir efkar gelmiş de ağlıyorsun.