Engin Turgut

Yaşsız Yabancı

kardeşiyim ağaçların, ırmakların ve taşta uyuyan yalnızlığınkorkular çağında sürgüne yem oldum, sanki gurbet yaşındayımruhum kırık, ruhum dalgın, ruhum isyanay içer, güneş yerim, sanki ölüm yaşındayımrüyacı buldu beni, çöl adam yaptı benimor bir kuyu bu şehir, kendime çıkmak yaşındayımmavi bir gündüzdüm eskiden, şimdi gecelerin karnındayımnar suyuyla yıkandım da büyüdüm, artık vedalar yaşındayımdoldum taştım bu viranede, sanki can lokmasıyımşarabımdan sarhoş oldu derya kuşları, sanki uçmak yaşındayımgül ve hüzün aynı şey değil de nedir, ikisi de fazla dumangitmek duman, kalmak duman, güzel bakan kadınların yaşındayımyazların kalbinde dağıldım, çocukların gözleriyle şaşırdımtenimin içinde saklandım, her şeyi hatırlamak yaşındayımson hamlede anladım, dünya bir ceset, sanki anılar hurdasısizin siyahınız çifte kavrulmuş, unutmak ve bağışlamak yaşındayımbende uzak olanın, akan suların görgüsü varhem mağrur hem kalenderim, sesime saplanan yıldızların yaşındayımağrıyan yerlerime suçlarınızı bırakıp kayboldunuzyüzünüzü ben uydurmuştum, kış renkli bir orman yaşındayımnerede olsa tanırım ömrümün beyaz kokusunuışıktan bir canım var, ısırılmış bir elmanın yaşındayımsusmayan bir hasret edindim kendime, doğudan koparılmışacıyor gövdemin uykusuzluğu, aşık kalmak yaşındayım...

Temalar