Engin Turgut

Ah!

Her şeyi masal yaptım, yıldızlarda kaldım.

Evlere, sislere, kendime kaçtımAh! hangi sesleri gecesiz bıraktım.

Akşamcı dedeler olgun, pişmiş ve kül! Eller yukarı hayat, ey siyah kahkaha, gül!

Aklımı cebime koydum, çıktım yollara Düşlerimi gerçek sandım, attın beni aşklara.

Kumrular düşer balkonlardan, çürümüş akşamlarÇıldırır bir düş, içini çeker sabahlar.

Kentlerde rüzgârdır gece ve gündüzAh! hüzündür bu, öldürür beni güz!

Karanlık tek giysim. Ayna kullanmam.Sabırsız bir çığlıkla çözülür alfabenin sırrı.Kaygan gecelerden sıyrılan korkular sevgilibirer ufukturlar. Yorgundur sızılarım.Adresim nemli. Sözcüklerimin tozu alınmamış.Güneş, buğu, su ve akortsuz bir keman.Güz öğütürüm boyuna. Susuzluğuma utangaçbir mavi saplanır. Alnımda ezik çocuk kokusu.Bir çağ daha patlar ve her şey aşk olur! İçimdekibüyüyü bozmayan bir uykuyum.Yok kendimden başka kendim! Masallar yedikedilerimi, kuşlarımı, balıklarımı.Nice hayatlar kırdım, düşler kemirip.Fırlatırım denizlere güllerimi. Denize arkamıdönmem. Hangi kuşu öpsem, bütün çiçeklerdiz çöker acıyan yerlerime. Kimseye kızamamçıt diye kırılırım.

Ah! neyi sevdiysem yanlış oldu...

Yalnızlığın bir ucu Kafka, öbür ucu süs!Gecikmiştir yaşadıklarım, küs!

Banadır adressiz yolculuklarTahtadan dünya, esrik kuruntuHayat damarım! Bir düşten bin söz kalırAşk, cam olur ve nar çatlar.

Herkesin kendinden kaçtığı yerdeyimEy yalnızlığın kanlı çadırı, bana aitsin.

Göğe çalışırım, öyle çakır durmamKaraya vurur içimin kayığı.

Bir yaradan kuş yapsalarDünya kalpten gider orada.

Adım çocuk: Ağaç yapmaya çalışıyorumgökyüzünden.

Hayata takla attıran hayta çocukluğum. Siyah günlerle geçiyor ömrüm. Hapşırıyor içimdeki kırmızı. Bir kulağım şiir olmayanı duymuyor, öbürüne dağ yapıştırdım. Bir öcü daha kaçtı içime. Kimse benzemiyor kendisine. Mutsuzluk Nobel ödülünüalıyorum. Hayatın yanağına kondurduğum öpücük dünyaya sığmıyor. Çocukların düşleri daha büyük evlerden! Hayat herkesi sevmiyor, herkes hayat değil çünkü.

Dünya kaçacak delik arıyor. Ey, düşlerimdeki hayalet kadın. Uçurtmamın en irisini sana uçuruyorum. Boynu kırılmış göğün. Herkes cesedine beyaz bir yalnızlık bırakıyor. Memesini emiyorum karanlığın. Deniz sürüyorum ağaçların gövdesine. Tek parmak kalıyorum bir şeyleri göstermekten.

İki gözüm önüme aksınBoynumu yok sayın beklemekten.

Ağzımda çırılçıplak yüreğimEl yordamıyla akşamlara düşerim.

Uzun saçlı bir hasretten doğdumYarası açık bir aşk kalmıştır.

Aşk, bir ışık çizer etrafımda, siyah olur us!

İlerleyen göğün şarkısı sus!İçimdeki korku konuşkandır.

Uzaklıktır yakınlık, ipek ses dalgınlıktırKaçar gider kimi dostlar, bana yürümek kalmıştır.

İç dünyam daha sahici, içime kaçsamAh! yüreğimin etrafında bir tur daha atsam...

Temalar