Didem Madak

Mr.parkinson

Hergün uzak ülke kırpıntıları dökülürGüneşin ceplerinden.Yoksul aile babası cebi gibi,Biraz kasvetli ve susam kokulu.Sanki gretagarbo artisti ölür gibiGün batana dek karabasanlar dolaştırırSokaklarda hırdavatçılar,Gecenin her köşesinde sarhoşlar gündüzü kusarlar.Güneş vergi iade zarflarında saklanır.Ucuz elbise askılarında tiril tirilAmortiden bir deniz sallanır.Sabaha karşı nemli bir ıslık,Bir köşede siftinip duran sokak kedilerininTüylerini tarazlar.Yampiri bir yağmuru seyrederDizilip rengârenk, pis kediler.BoyozcularElleri yağlı, gözleri yağlı,Gönülleri yağlı pis adamlar.Güvenoyu alamamış martılar.Kemeraltı çarşısına alışverişe çıkarlar.Otuziki yerinden bıçaklanmış aşklar damlar gözlerinden.Kulenin altında bekler her öğlen Mr.Parkinson.Bu şehirde adamın biriHer öğlen bir deprem bekler.