İris'in Ölümü
bugün kalbimi eski bir plak gibiöyle çok tersine çevirdim kibazı şarkılar vardırcızırtılı bir yağmur gününü anlatıruzaklarda süren sarı yağmurluklu bir hayatıdeniz bazen kendini kaldırımlara fırlatıro zaman bir yavru yengece bakaninsanların şarkısı olurdu o şarkının adıkeşke ismim iris olsaydıkeşke ismim herkesesarı yağmurluğuyla koşan hayatı anlatsaydıbazı şarkılar vardırellerim kocamanlaşır, tuhaflaşırişte o ellerimle herkeseçamurlu şiirler uzatsaydımhepsi çok kirli olsaydı tanrımbazı şarkılar vardırkırmızı akşamsefalarını anlatırkaranlığın kalbinde yalnız, açmanın acısınıkomşu kadınların basma elbiseli konuşmalarınıgeceyi onlar bahçeye taşırdıben ne zaman öleceğim tanrımsabah olunca mıkeşke birkaç dakikayı ipek mendillere sarıp saklasaydımirileşen, gitgide irileşen ağaç gibiismi nedensizce iris oluveren bir ağaç gibişu odanın ortasında dursamsaat kuleleri dökülürdü dallarımdan tanrımartık sarı yaprakların ölü olduğuna inanmıyorumbazı şarkılar vardırkanatlarında yağmuru taşıyan kelebeği anlatırkırmızı bir çakmak gibi neşeli ölmek olurduo şarkının adıardında yalnızca nemli sigaralar bırakmanın acısıkeşke ismim iris olsaydıkeşke ismimin bir anlamı olmasaydıherkes çıkarsın kalbinio çirkin mücevher sandığındanve herkes onu birbirine fırlatsın tanrım