Otuzbirinci Paralel
Bu oyunda soylu bir sabaha dili dışarda başlanırNacizane bitkinlik: İner perde, kalkar perde, iner, kalkar...Talih kuşunun ansızın başa müjde düşürmesi gibidirAkşamdan kalan haltUnutkanlık masalı ezberlenir, olmazsa bir daha, yaşasın bilinçaltı!Kuşku da serpiştirilebilir arayaNasılsa ipe un sermeye benzer aşkMehter takımının Brahms çalmasına ya daMadem her imkansızın bir de ikizi varDiyelim, zurnanın son deliği kulak patlatacak kadar tıkalı,Bas o zaman nefesi, bir daha, olmazsa yaşasın bilinçaltı!Suların durulduğu mevsimler de vardır kalbin seyir defterindeHer belanın olağan şekilde sürdüğü,Canlı yayında dilin sürçmediği,Özne ile yüklem'in çam devirmekten uzak durduğu...Böyle anlarda hazrolda bekleyen acemi kıtasına benzer ellerKepleri havaya savurur ilk 'rahat' komutundaDaimi uğursuzluklara bedduaysa bu kasket yağmuruYeşil bir sağanak niçin mahcup etmesin gökyüzünü?Düşlerden uzak tutmak esastırSonucu önceden yazılmış fermanıDağlar bizimdir çığlığı playback yapar her silkinişteÖnde bir bölük abazan dudaklarını ha bire oynatırYanlışın ritmine uygunEn uzun boylular arkada trampet çalar nereleriyleDalına hızla yürüyen ekşi bir sudur ahaliNe kadar sıkı tutarsanız tutun ucunu: sonunda patlangoz