Çiğdem Sezer

Sarmaşık

yorgun atlar gibi geliyoryaralı orman ağulu dağkar yüklenmiş dallar gibi geliyor

beni diyor, taşların arasındabir su sesi gibi sakla

rüzgâr yemiş otlar gibi geliyoraçık kitap sararmış ekinateşe verilmiş tarlalar gibi geliyor

en güzel akşamı kuruyoren güzel ay’aen dar odayıen geniş sokağaen uzun nehrien derin uçuruma

uzun sürmüş savaşlar gibi geliyorkırık kemik, kesik kol, kınınasığmayan hayat gibi geliyor

beni diyor, bir sarmaşıkgövdene tırmanır gibi kucakla