Nirvana
Geleceği pek parlak değildi.Sebepsiz dolanıyordu.Kuzey Carolina civarındaOtobüsle bir yerlere gidenGenç bir adamdı işteKar yağmaya başlamıştıDağlarda küçük bir kafedeMola verdilerGenç adam tezgahta oturduBir şeyler ısmarladıGelen yemek harikaydıKahve de.Garson kız tanıdığıBaşka kadınlara hiç benzemiyorduBozulmamıştı.Doğal bir mizahVardı her halindeAşçı deli deli konuşuyorduİçerdeki bulaşıkçı gülüyorduTemiz düzgün bir gülüşleGenç adam camlardan kara baktıBu yerde sonsuza kadarKalmak istedi canıİçine tuhaf bir duygu yayıldı.Burada herşey çok güzeldiVe sanki hep çok güzel kalacaktı.Derken şöför molanız bitmiştirOtobüste yerlerinizi alın diye bağırdıGenç adam ben kalayımDedi kendi kendineBen burada kalayımAma sonra kalktıDiğer yolcuların ardındanOtobüse bindiKoltuğunu bulduOtobüsün penceresindenKüçük kafeye baktıSonra otobüs kalktıBir virajı döndüVe dağlardan aşağı yöneldiGenç adam diğer yolcularınSohbetini dinlediBazısı okuyor, bazısı uyuyorduHiç kimseO yerin büyüsünüFark etmemiştiGenç adam başını yana yasladıGözlerini yumdu, uyur gibi yaptıYapacak bir şey yoktuMotorun, karda tekerleklerinSesini dinlemekten başka.
Nirvana - Bukowski - Tom WaitsÇeviren: Ümit Ünal