Charles Bukowski

İntiharcı Çocuğun Son günleri

Kendimi görebiliyorum şimdidenbütün o intihar günlerinden gecelerinden sonracanı sıkkın, tapon bir hemşirenin elinde(o da ancak şansım yaver gider, ancak ünlenebilirsem)o kupkuru huzur evlerinin birinden taşınırken...tekerlekli iskemlemde dik dik oturur...gözlerim kafatasımın karanlığına kaymış, neredeyse kör,azrailin göstereceği merhameti beklerken...

'Ne güzel gün değil mi Bay Bukowski? ''Yaa, evet öyle...'

çocuklar geçer gider, ben yokum biletatlı kadınlar geçer giderkocaman kızgın belleriylesımsıcak kalçalarıyla taş gibi kızgın heryerleriylesevilmek için yalvara yakarageçer gider kadınlar, ben—yokumdur bense.

'Bu üç gündür çıkan ilk güneş Bay Bukowski''Yaa, evet, öyle'

İşte oturuyorumdur tekerlekli iskemlemdebu kâğıttan daha beyaz,kanı çekilmiş,beyni gitmiş, kumarı kesik, ben, Bukowskibitmiş, gitmiş...

'Ne güzel gün değil mi Bay Bukowski? '

'Yaa, evet, öyle...' derim, pijamalarıma işerkensalyalar akar ağzımdan.

İki öğrenci koşarak geçer gider.'Hey, gördün mü şu moruğu? ''Yaa evet, midemi kaldırdı valla! '

bütün o intihar tehditlerinden sonrabaşka biri intihar ettisonunda yerime...

hemşire tekerlekli iskemleyi durdurup bir gül koparırverir elime.

anlamamne olduğunu bile. Bilmemnem olsa farketmezneye yarayıp neye yaramadığına bakınca.

Temalar