Ceyhun Atuf Kansu

Dağ Köyü

Ben bir gün bu dağ köyünde,Görülecek en güzel şeyleri gördüm.Vâdiden geçen demiryolu,Pırıl pırıl parlıyordu,Irmak kıyısında bir istasyon,Marşandizi ağırlıyordu.

Ben bir gün bu dağ köyündeDuyulacak en güzel sesi duydum,Rüzgâr, yüzyıllık ağaçların kalbinden,Meşelerin, köknarların, pınarlarınGizli sazlarından haber verdi,Yitmiş ormanların acısını dinledim, derinden.

Ben bir gün bu dağ köyündeBakılacak en güzel şeye baktım.Dağ havasında, geniş yapraklı ümitlerin üzerineYattım, gökyüzünün altınaHiçbir çağda bu kadar mavi olmamıştı.Baktım da vuruldum maviliğine.

Ben bir gün bu dağ köyündeSevilecek en güzel şeyi sevdim.Ağaçtan, kerpiçten, toprağınan taştanBarınakları içinde doğan, yaşayan, ölen,Vatan dediğimiz toprağı emeğine mülk eden,Halk denen milyonları sevdim yenibaştan.

Ben bir gün bu dağ köyündeDüşünülecek en güzel şeyi düşündüm,Köy okulları dedim, dünyamızı dünya eden,Bilgiler uğruna vurulmuş turnalar misaliÇırpınır, çaresizlikten ve sevgiden,Düşmüş köy çocuklarının önüne bir öğretmen.

Ben bir gün bu dağ köyündeBulunacak en güzel şeyi buldum.Kayalardan sızan sularda ne vardı, sular ne diyordu?Dağların hikayesi kahramanların hikayesine benzer,Gizlemiyordu dağ cevherini, yağmurdan kardan aldığınıSebil gidiyor, kuşlara, kurtlara, insanlara veriyordu.

Ben bir gün bu dağ köyündeSöylenecek en güzel şeyi söyledim.Üstüne ay ışığı düşmüş bir tepede,Bilge ve cesur kalbiyle hürriyetBütün insanlığın ateşini yakıyordu,Yalazası dört yönde yansımış gökkubbede.

Ben bir gün bu dağ köyündeVarılacak en yalın gerçeğe vardım.Elli hanesiyle gömülü kalmış, unutulmuşYatmış tabiatın kurduğu en güzel yatağaAcı rüyaların gecesine örtünüp köy,Dağ güneşinden habersiz uyumuş.