Cevat Çapan

Taş Baskısı

El eleydiler,Yerdeki toz toprağın içindenseyrediyorlardı gökteki bulutları,külrengi denizi.Bir yerden vinçlerin gürültüsügeliyordu, doldurulan, boşaltılanşilepler,mavnalara bindirilen vagonlarıntekerlekleri arasındanbir çeşmeyi, bir ağacı, birkırlangıç yuvasını görüyorlardı sanki..

Öyle duruyorlardı.Bildikleri bütün sözcükleri susarakyöneliyorlar, ezberlerindekirenklerin birbirine akarakbiriktirdiği göldebir kayığın yosunlu bir iskeleyeyanaşmasını bekliyorlardı.Belli belirsiz bir kaval sesikarışıyordu sokak satıcılarınınbağrışmalarına..

El ele, bitkin, kaygılı bir ezinti içindehan kahvesine bıraktıkları,tulum peyniri, bulgur, dut kurusuavluda esans satan kitapçınıncam kutularından yansıyordukararan yüreklerine..

Birden, taş baskısı kitapkapaklarının birinden,Hazreti Ali Düldülüyle çıkıp geliyoralıp Hayber Geçidinden Kan Kalesinegötürüyordu onları Zülfikarlaikiye böldüğü gecede..

Gecenin bir dilimi soğuk çöl,öbürü kızaran şafak, kızan kumdu.El ele bekliyor, beklerkenkuru bir kan tortusuna dönüyorduistekleri..

Temalar