Cevat Çapan

Bir Ardıçkuşu Akasya Ağacında

O yaz,bol bol roman okudum,denize girdim kimsesiz kumsallarda;rüzgârların, balıkların adlarını öğrendim.Nice cümlelerin altlarını çizdimkırmızı kalemimle.Örneğin,“Asker dolu bir tren tarihi değiştirebilir.”Sonra gene aynı kitaptan,“Bir ardıçkuşu şakımaya başladı akasya ağacında.”Geceleri,sararan otların üzerine uzanıpbir açıkhava sineması seyrettimgökteki yıldızlardanve altını çizdiğim cümlelerle konuşturdum onları.Uzaktan bir çağlayanın sesi karışıyorduyıldızların mırıltılarına.Gene de duyabiliyordum Adil Nuşiran’ın huzurundahayat denilen bu acılar denizindeen acımasız dalganın ne olduğu konusunu tartışanüç bilge kişiyi.Odama çekilip yatmadan önce,tarihi değiştirebilecek asker dolu o treninhızla geçtiğini duydum,sonra daakasya ağacında şakımaya başlayan ardıçkuşunu.

Karşıda Midilli,denizin ötesinde, sessiz.Bu sessizlik sankio sevdalı kadınınbin kulaklı geceye fırlattığı çığlıkbinlerce yıl önce.

Temalar