Cesare Pavese

Yaşama Uğraşı

Bir kadın eğer budalaysa, eninde sonunda bir insan yıkıntısı ile karşılaşır ve onukurtarmaya çalışır. Kimi zaman da başarır bu işi. Ama bir kadın, eğer budala değilse,eninde sonunda akıllı, sağlıklı bir adam bulup onu yıkıntıya çevirir. Her zamanbaşarır bu işi.

Kadınların her zaman "ölüm gibi acı", kötülük yatağı, aldatıcı, sürtük ve "Dalila"oluşlarının temel nedeni sadece şudur: bir erkek, eğer hadım değilse, her kadınlakendini tatmin edebilir. Oysa kadınlar kolay kolay elde edemezler bu özgürlükveren mutluluğu; hiç değilse, her erkekle, çoğu zaman da sevdikleri erkekle veözellikle onu sevdikleri için gerçekleştiremezler bu mutluluğu. Bunu bir keretattılar mı da, başka bir şey düşünmezler ve bu zevk anına duydukları haklı özlemyüzünden hiçbir kötülüğü yapmaktan çekinmez duruma gelirler. Sürüklenirler buna.Hayatın temel trajedisi de budur. Çok çabuk tatmin olan bir erkeğin hiç doğmamışolması bile daha iyidir. İntiharı haklı kılacak bir eksiktir bu.

Yanlışlar hep başlangıçla ilgilidir.Evlenmeye değer kadınlar bir erkeğin evlenecek kadar güvenemediği kadınlardır.

Bu da korkunç bir şeydir: yaşama sanatı, sevdiklerimize onlarla birlikte olmaktanne büyük bir zevk duyduğumuzu göstermekten başka birşey değildir; bunu başaramadık mı,bırakıp giderler bizi.

Her kadın, sevdiği uzaklardayken dertleşebileceği birlikte boş saatlerinidoldurabileceği bir erkek arkadaş arar; bu arkadaşın, uzaktaki adam için duyduğu sevgiüzerinde bir etkisi olmadığını söyler; erkek arkadaşı kadının uzaktakine olan sevgisiyleçatışabilecek bir şey istedi mi; kadın incinir; ama bu arkadaş daha çok acı çekmemekiçin sözlerini, bakışlarını denetlemeye, daha dikkatli davranmaya kalkıştı mı,kadın-herhangi bir kadın- adamın acı çekişini görebilmek için hemen onun üzerindekiçekiciliğini arttırır.

...Sevdiğin kadın günlerinin ne kadar boş, dayanılmaz olduğunu sana söyleyebilir;şaşılacak olan, senin günlerinin nasıl geçtiğine hiç aldırmayışıdır.

Bir kadın erkeğin isteğini nasıl uyandıracağını bilir, ama bu yeteneğinin farkınavarılması onu büyük bir ürküntüye düşürür...

Derdini söylemekle ona çare bulmanın aynı şey olmadığını anlamakla insan çocukluktan kurtulur....Bir kadının seninle kalmasını, yalnız bunu istiyorsan, onu öyle bir duruma sok ki,başkalarının düşünceleri, kendi çevresinin duyduğu saygı ve kendi öz-çıkarı onungitmesini engellesin. Sadece ona karşı duyduğu bağlılık ve içtenlikle bir kadınıtutabileceğini sana erkek, budalanın tekidir...

Bir kadının birkaç delikanlının yanındayken neden düşünceli, utangaç ve özür diler birdurumda olduğunu anlamak için, kendini aralarından birini seçmen için bekleyen beş altıorospunun arasındayken neler hissettiğini düşün.

Bir kadın seni aldatmıyorsa, işine gelmediği için yapmıyordur bunu.

Her lüksün ücretinin ödenmesi gerekir ve başta dünyaya gelmek olmak üzere her şey birlükstür.

İnsan nasıl ölümü düşünmeyebiliyorsa, kadınları da düşünmeden edebilir.

Evlilik neden gençlikten olgunluğa doğru atılmış bir adım sayılır? Çünkü buhareketimizle bize her zaman eş olacak, öbür kadınlarla aramızda duracak, kendini,bizimle özdeşleştirecek, onun dışında da kendimizden başka kimsenin arkadaşlığınıaramıyacağımız toplumsal hayatımızın çevrili alanı olacak bir kadını bütün öbürkadınların arasından seçeriz de ondan. Ayık yaşamak için gerekli olan bir bencilliğinüzerine vurulan mühürdür evlilik...

...Erkek olsa olsa, kötülüğün kölesidir; oysa kadın, cinsel ilişkiden sonra, bundandoğabilecek sonuçların kölesidir: bu konularda son derece becerikli davranmasınınnedeni budur.

İnsan bir kadını eninde sonunda başından atacağına göre, bunu bir an önce yapmasıdaha iyidir.

Bir insan acı çekiyorsa, başkaları bir sarhoşmuş gibi davranırlar ona; "hadi, kalk bakalım;yeter bu kadar; hadi işine; öyle değil, ha şöyle...

Zeka gösterileriyle bir kadını elde edebileceğini sanmak kadar budalaca bir şeyyoktur. Bu konularda zeka güzellikle yarışamaz; çünkü güzelliğin cinsel heyecanuyandırmasına karşılık, zeka böyle bir şey yapamaz.

İnsan bu tutumla, ancak zeka yetki, zenginlik ve ün elde etmenin bir aracı olarakgöründüğü zaman bir kadını elde edebilir; çünkü bu durumda kadın sözü edilenolanaklardan yararlanacağını bilir. Ama zeka kendi başına, kişisel hiçbir yanıolmayan büyük bir makina gibi, her kadını kayıtsız bırakır. Unutmaman gereken birgerçek.

...Kadınların köklü ve kesin bir kayıtsızlıkları vardır şiire karşı. Bu bakımdan"eylemci" insanlara benzerler-bütün kadınlar "eylemcidir" aslında. Gençken, kurnazcabir nedenle şiire ilgi duyarmış gibi görünürler: şiir, kadınların gerçek saydıklarıher şeyin kökünde yatan bir coşkunluktan, Bakhos ayinlerine özgü bir coşkunluktandoğar. Kadınlar, toy ve özentili oldukları zamanlarda bile, hayatla karşı karşıyageldikleri zaman içlerinde uyanan o gerçek ve etkin duyguyla başka bir duyguyu hiçbirzaman birbirine karıştırmazlar...

Bir kadın, bir erkeğin kendisini gece-gündüz düşünmesinden hoşlanmaz, çünkü kendisiher an o erkeği düşünmemektedir.

Bir erkeği bir çocuktan ayıran özellik bir kadın üzerinde üstünlük kurmayı bilmesidir.Bir kadını bir çocuktan ayıran özellik ise, bir erkeği nasıl sömüreceğini bilmesi...

Hiçbir kadın para için evlenmez; bütün kadınlar bir milyonerle evlenmeden önce, onaaşık olacak kadar kurnazdır.

Kadınlar için tarih yoktur. Murasaki, Sapho, Madame Lafayette birbirlerinin çağdaşıolabilirlerdi. Oysa moda diye bir şey var kadınlar için. Acaba bildikleri bir hile mi,yoksa akıl almaz bir yetenek mi, onların böyle tıpatıp modanın gereklerine uygun birgörünüşle karşımıza çıkmalarını sağlayan?

Sana gelmek için bir başka adamı bırakıp kaçan kadın, bir başkası için de seni bırakıpkaçacaktır. Seni büyülemek için ne yapıyorsa, senin yerine bir başkasını büyülemek içinde yapacaktır.

Seni yüzüstü bırakan kadınlara karşı sen ne duyuyorsan, sevdiğin kadınlar da sana aynışeyi duyuyorlar.

Senin düşmanından başkalarının öç almaları kadar tatlı bir öç alma duygusu yoktur.Üstelik, bunun sana iyi yürekli insan rolünü vermesi gibi bir yararı da vardır.

Yaşama sanatı,yalanlara inanmayı bilme sanatıdır. Bunun korkunç yanı,doğrunun ne olduğunu bilmememize karşın,bir yalanın yalan olduğunu hala anlayabilmemizdir.

Kaderin sana attığı bu son tekmeden çıkaracağın acı dersde, iki yıl süren iç hesaplaşmanla hiçbir şeyi değiştirmiş ya da düzeltmiş olmamandır.

Temalar