Cahit Zarifoğlu

Zeynep Ve Uzaktan Fırat Üzerine İkili Anlatım

İşte size söylüyorumToprağın yorulacağınıFıratın ordusuyla kah cenge vardığını (kâh uykuyavarmıştır)Zeynebin fakir göğsü cılız bacağıFırat cenge vardıkca kabarmışUykuya vardıkça kırılmıştır- Zeynep çık kuyudan- Ben çıkmam kuyudan1Kent kurmaya bir seher vaktiDualar ederek seyirtiyorSiyah yanaklı etleri barbar kabartılılarGeliyorlar bulmaya insanlarıKan damarlarını bağlamaya kırnaplarlaÇün içlerini basıyor halklarYağma var içlerini basıyor halklarÖykü böyle başlasın işte söylüyorumÖnce yeryüzünde yoktunuz - bir kadın kiRahminde boğmadı size annenizdirBuluşunuz değildir anne - doğuranınızdır(Anne boğmaz doğurur)Nasıl ki doğdunuz ve buldunuz annenizdir..... Ve nasıl geçti çocuğan süreleriErkeklik ve kadınlık gürlemeleriBir av gibiGöğü mutlu bir nefes yapıp söyleyipMuhabbetle ölürkenYepyeni bir anne gerekliEn çalkantılı yönleriyle dünümMağara hummasına tutulmuşGerçek mavi ırmağınıDurmayın düşünün- DüşününDağların sivri döşlü bir ceylanOrmanın ve kara bahtlardan korkan(Vuruken korkulsun vurulanın bahtından)Bağırana öfkeli yüreklerŞehre yürüme devleri toplayan(Dağlara gitmeli ağaçlara mağaralara ne zaman)Düşünün yaylaları ağız'ları dürüst çiçekleriKırları hünerli hayvanlarıinsanı hür yatırıp hür kaldıran buğday hakikatını- Düşünün zekanın doluluğunu - bir emanet olduğunu- Kullanın çocukluğunuzuBombalığınıCepane damlarınıDiri bedenlerdeki kadınlığıErkekliğin altın çağınıKi ölüm bir doku konuğuGibi durmadan geldikce ve göründükce2Dağda genç kadınGüneşe gömleğini açtıİncecik tüylü kabarcıklı teniniKalın bir dudak gezindi ve güneşKentte genç erkekGeceye gömleğini açtıİnce zehirli morarmış etiniKalın bir akrep gezindi ve loşlukDağda Zeynep kadınKuluncunda çıkan kızıl çıban gibi benzeriDoğurdu bir çocukKöylüler ırmağı sıvazlarDururlar ay - buğday korosunda- Ay karınca ad konmaz oğlanaMehmet kente çağrılıpAfsunlanıp burgaçla kurcalandıkcaYüreğinde morarmış kan vurdukcaKöy kararı ad konmaz oğlanaHeyda heyda heheydaYaşamaklı başın nar gibiKoy belini toprağa belin çatlasınSok gövdeni toprağa toprak çatlasınZeynep kadın genç kadınBaşı bir başka yöndeDurur kendi dilinde- Mehmedim kekliğimKatbekat giysilerimdir üstümdeBir gün yağ kokarım bir gün balDaya Mehmedim daya dertbükülen bileğini dizimeev çeviren dizimeyıldız güden dizimeDeğildir hecin yüzüne yüzümeAnla yüreğim bir çarpıntı bellemişAnla ne demeye bellemişYorgun sığırlarGeceyi oldurupÇekip getiren koyunlarEvi çevirsin korkuları çoğaltsınSofraya karşı bir beygir sureti vursun daÇocuklar sofrada bir çıra gibi yansın daAnla şu dağla bu dağın yanındaAnla hayattaBir gelip gelmemene yaslanmışKarnım bir dik bayırınBir dibinde bir doruğunda- Bu oğlan senden olan oğlanÖteki oğlan senden olan oğlanŞu kız kendi kendine doğdu babasızBir kez gel çocuk gözle senBu gece çocuk düzenleme gecesiÇocuklarla sofrada yanıp tutuşma gecesiYemeği dökeni somunu hırsla kapanıKardeşinin gözüne parmak atanı bağışlama gecesiSusunca ZeynepDağdan kentten köyden kasabadanBir ışık bir sıcak bir karanlıkBir çocuk yalvarışı bel burkulmasıBir erkek çaprazı adele kıvranışıBir zehir düşünce içine çabalasınCesur cesur eşyaya dökülürken kadınlıkKöpek evin damına süründükçeİçeriye bir tüy ısısı uyku kaçıran sıcaklığıSaldıkça ve Zeynep karnını avuçladıkçaVe karnı değişip değişipBazen bir azık çıkınıBir tiken çukuruBir bal kutusu titreşimleri saldıkçaÇocuk delirmiş gibi fırlar ananın sıcağındanDeşe deşe koşmak için dağdan kentin yollarınaÇocuk Kısık kaya dibinde çarpılırKöpek çocukla haber salar köpek ırkına- Durdurun gece hücumlarınıArtık aşk insan kalbine sığmıyorKentliler akrebi savuşturdularBağırıyorlar güneş - ışık korosunda- Çocuk Mehmedin dinine bağlansınAy gördükçe öfkesi ağalansınAşka değdikçe gövdesiNar çiçeği gibi patlasınŞerha şerha yarılsınKurtlarla ağız ağıza verip ağlasınSabahın çiğini tandır ateşinde dağlasınKöye gelin geldikçe toprak duvarları baltalasınHeheydaCazgır ve enli bedenlerHarman yerinde kütürdiye dursunKıvrılmış ürkek ve atılganDağ gibi güneşe dursunTerleyen ve soluyan bedenler arasında(Damlarda seyre durmuş birbirine sokulanBirbirine dirsek vuran köy kızlarına ait)salkım salkım memelerDügündür sanıyorsun ey güveyBir gelin bulundu sana işaret edilenlerden oldunBugün bir cennet hüneri kazandınAnan bacın kurban sanaToprak damlardan bir kız aldınOna selalarla gitOnu besmeleyle değiştirDüğünve işaretBir baş çemberiyle atılıncakovalar birbirini genç kızlarHer gece karınlarına bir düğüm çalanihtiyar kızlar kocamış oğlanlarAy koşar mızrak koşarSöyleşir devrilir birbiri ardınaEr - kız korosu- Er meydanından damdaki giysilerin içineEr kazanlarından hız kazanlarınaİtişen bir şey oluyorKünde ve dönüyor toprak evlerDurmadan çevriliyor damlarBirbiri üstünden ve içinden geçiyorKız kadın ve çocuk yüzleriİkinci üçüncü ve beşinci kündeYani aynı anda sankiBeş künde birdenKi Zeynep- Kız çocuk Zeynebin kaderinde kaynasınVe kentten köye yalvarış- Biz bir insan yaylımıBir beşik hatası ekmek pazarlığıBir tarih kurbanı bir bilim yanılmasıKöye inen aç kurtlarınTenekelerle ürkütülen çakalların akranıÇöplerle delinenCeninlirinden bizler onarıldık- Kentte kaykılan köy bebeleriBüyüyüp de kenti bıçkınBir yürek ve lapa beyinlerleTüneklerde gece diplerindeEl yüz yıkanan park çeşmelerindeSabunsuz kör bıçakla sakal kazırlarBütün bir ekmekle koca bir gün savarlarKöyden çıkınca kentte anlamsızdırlar- Konuşup türkü söyleyipPilli radyo peyda etmeleriUzayıp rursun apartman kapılarınaGazete tokmaklarınaGeceyi nakışlı yorganlarıylaSabaha aktaran köy bebeleriEy kalın ve kocamış bebelerBaşlarında boncuklu takkelerPazularında topraktan bekçilerle:- Kız çocukDurmasın ağlasınBırak ağlasında durulsunZeynep kadın ey kadınYolun ayrı yolun ırakBir memendez bir yılan başıBirinde bir güvercin yavrusu- Nasıl ki duyulur yamacıSuyun şırıltısıKız çocuk kapanır bakraçlarla toprağa(Birin ikincisisal merhamet bulutlarını- kurut içimizdekiöfke mayalanmalarını)Görenler durdular kadınlık korosunda- Zeynebin başı su çiçeği gibi dönerAy çiçeği gibi döner 3Zeynep kadın dereden yükselenHaber dolu bir söğüt ağacınıDallı güllü basmalarıyla karşıladıyol başında. Tarlaların ve otlarınarasında. Yel vurdukca söğüdündalına ve yaprağınaVe Zeynebin karnında bir tabak açılıp kapandıkcaVe köy isli bebeleriyle tepelerinardından koptukçave çeşmelerden derelerden su yerinebebeler ve köpekler aktıkcaZeynep iki elini bastırır kalçalarına- Ruhumuzun kirlenmesi dolmadı mıGövdemizin kıvranması doymadı mıBir hınzır uyku bir şeklaban uyanıklıkBir batında gecenin gündüzün kavranmasıBu nedir böyle gün mü günsüzlük müHangisine kapıldık nerelere atıldık-İşleyen demiri ve el tırpanlarınıOnlar ne etti nasıl hamle ettiRuhum Kollarım Günahım sevabımÖlçülerek tartılacağım- Gecelerimi ağırlıyamaz oldumYürüyorumBenimle adım atan bir şey varBen fakir gövdeli yumuşak etli bir ZeynebimBir köpeğin kanı yürüyorBenim kanım yürüyorDişi köpeğin karnı bir anbarBenim karnım bir anbarBelim bedenimi besliyor arkadan destekliyorİşte iz bıraka bıraka yürüyorum toprağıDağları bayırlarıBir köpek miyim ki benimleSoluk alan bir şey varHep köpeğimiz var yanımdaÇocuklarla oynaşır dururEy Mehmet nerdesinBu köpek senin yerinde- Yoksa bu köpek ben miyimBu köpek mi benim yerimde- Ruhum kirlenmeden soluyun beniDinleyin içimle bir soluk verdiğimiDuyarsanız ben olurumKöpek kendi olurBana göre değil köpeğin aşkı- Bizi ışığıyla vuracak şimşek neredeBeni ben olarak ve köpeği kendi olarakUyuyan ama dik duran heykele ne olacak kim sarsacak(- Uyuyan heykele ne oldu kim sarstı)/ yer oynamış gibi kim sarstı /Kılıç çekiyorsunuz ve uzuyorBüyüyor ruhun görgüleri- Sırtınızı köleniz sıvazladıSiyah ve beyaz bilgileri sonsuz olanBir dağı bir dağdan ayıranYani bilen granit yataklarınıRuhun içinden dünyaya doğru keşfe yönelenNamaz vakitlerini aya ve boşluklara göre derleyenKölenize buyurdunuz biziEğildik eteğini öptüktırnağını ve avuç içlerini öptükEfendim büyük efendimYüzünüzden var olan hurma dallarının önündeyizYüzünüzden var olan hurma dallarının önündeyizAyın bir muhabbet armağanı olduğu vaktin önündeyiz4- Toprağı hazırlayınız çocuklarınızaVe çocuklarınızı ayar ediniz toprağaEvi dikKarnı tokKanı sağlam tutupGöze savrulan toprağa- Kadını hazırlayınız çocuklarınızaErkeği hazır ediniz onlaraÖyleki kadınGünü saati dolunca doğuruncaBin yılı birden doğursunSancısı bel ağrısı teri ve kanıZorlanan alnı şişen şakağı kadının- Çocuğun yüceliğiyle avunsunGün gelecekMızrağın ucunda yeşil renk bir tülbentÇemberli mermerin dibindeBalık yiyen balık üreten iki tülbent eriBalıklar ki harflerdirlerAğrıyan başları sürtünüp kızışan derileriyleKızgın ve diklenenÜrperen ve aklım geçiren güçleriyleYollara devlet resmi çiziliyorHayret ve varolma tıkandıHayret ve haya tıkandıHayret ve hayret ve hayretİlk kez geriye dönmek gerekiyorDağları yokladınız mı dilsiz duranlarıBir de kulak kesilinceDağ konuşur - Hayır konuşmaz mıSonsuza dek kalmaz Fırat bu mağaradaTanrı elbet kanatlı halketmiştir toprağı daTaşın kendisine mahsus bir sesi vardırNasıl ki kardeşimYelelerinden zor çekilen bir at gibiGözü en ilerdeOnurlu burnu kaya ve kılıcın çıkardığı kıvılcımlarla çevriliGövdesinde en ince sanat gelinlerimeseleliendişeliKoştukça hızlanan hızlandıkça hızlananEn eski uygarlıklarda hak arayanGövdenin labirentlerindeCam gibi birden donanBütün bir gövde bir hayretBir şaşkınlık bir taaccüp gibi donanGelinleri ışığa uzayan bir at gibiAşk bir at gibiFetih bir at gibiMinyatür bir taç gibiÇağın ve içimizde balyoz gürültüleri

Temalar

Şiirde geçen sözlük kelimeleri