Cahit Zarifoğlu

Yanma

ve elbetgözlerim sularımdan çekilinceürkek bir ceylanla anlaşırımyüzünün çok yakını olan bir limanadilinin ve ağzının verdiği baş dönmesinebahçeni tutan tavşanlara sığınırım

kanımdan geçilmiyor moraran ağzımkovalanıyorumikinci zaman karanlığı iç çarşılarey şafak bir askerle anlaşçünkü namluya sürüldünişte burada bir ordu yürüyen karnımdaizim sürülüyor köpeklerin sürünerek yaklaştığıanlaşılıyorhatırlarımıza dokunulmamışfakat el konmuş aşkı yaşatırken kuğularıngeleceğimizin serin suları ve göllerine

ey kadın kokla benihayatım yasaksınız

gelinmiyor akşam zaman kaplanıkaçmıştım yeni bir ırmak şeklindehayvanların ilkbahar sıcakları bölümündekıvrılıp yeniden yakalanıyorumcam kesiyor göğüslerimiboynuma zümrüt bir gerdanlık atmışım

hem şarklıyım bengövdem yara dolu

sevdiğim kolla benianlıyorum

fakat artık dayanılmaz sarmaşıklaraöpüşüyorlarharbin bittiğini söyle ayrılsınlarçünkü gece zamanın katranıdırgelip geçecek gibi değil omurgamdaki didişmeçantamda sevişme askerleriharbin bittiğini söyle

önce beni boğacaklar özgür ve sevecen olmak içinbir bıraksamyakut bir kuşun içinde duran ellerimi

sevdiğimönce kemir bu tel örgüleri gövdemdengeç derimin altındaki tehlikeleriyürek kızgın bir kuma devrilmedenyokla beni

anlıyorum kaçmaya zaman yokşafak birden doğrulacak